Sonbahar, toy çağlarımın en yakın arkadaşı...
Sana benzeyen bir kadını sevdim,
Gözleri erkenden kararan bir akşamdı,
Ben onu gün diye bildim.
Yapraklar dökülürdü mazimden,
Ben ona değil, sana darılırdım,
her gidişe bir renk verirdim,
Ben en çok sarıya aldanırdım.
Senin payına düşen neydi?
Sapsarı, koyu bir lal...
Gitme dememle kalman arasındaki
O incecik, o masum dal.
Elini çektiğin yerde gökyüzü zehir zembelek
perişan bir pencere, cereyanda kalmış gibi
yüzüme vururdu.
Rüzgâr ve yağmur gözlerine kurulan en hain tuzaktı,
Gözlerin benden, sesin çocukluğumdan ne kadar da uzaktı.
Avuçlarımda çatlamış bir toprak çarsizliği, Sanki bütün kuşlar, senin adını unutmak için göç etmişti.
Şimdi göğsümde yapraksız, sağır bir orman taşıyorum...
İşte ben; sonbaharı teymize çekip,
Hâlâ seni bahar sanıyorum.
Mehmet Emin Gülicem
Kayıt Tarihi : 14.04.2026 11:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!