Hissetmek varlığını bir şiirin mısralarında,
sevmek gözlerini gönderdiğin her fotoğrafta…
Rüyamsın.
Geceler bitmez fakat
aydınlanır kirpiklerim,
Uzanmak istiyorum çilehânemin zeminine
Kayıp giden yıllarımı sayacağım bakarken gökyüzüne
Aziz bir yıldız gibi bazen inip yeryüzüne
Akıp giden zamana inat meydan okuyacağım âleme
Kalmamalı insan aralıkta;
Ne kapı aralığında
Ne gönül aralığında
Ne de sevgisiz, aralık ayında.
Girmeli kapıdan içeri
Sevmeli kendinden daha fazla sevdiğini.
Bir pervanenin kanatları altında yazıp çizeceğim
Gidenlerden artakalanını, yangınlarını hayatımın.
Fark edeceğim, daha sonradan, bilmeden belki
Ömrümü gidenlere boş yere harcadığımı.
Daha ne yaşayacak ki bu beden, bekliyorum
Gözlerimin kızıllığında bir akşamüstü,
yüzümü yıkayan dalgaların gürültüsü.
Baştan başa yalnızlık şu gökyüzü;
yine başlıyor sensizliğin senfonisi.
—
Öyle doluyum ki seninle, aşkla;
sana çıkan sokaklarım var benim.
Gitmeyi bile düşündüğün anda
baş başa kalır benimle yalnızlığım.
Gökkubbeye fısıldasam sırrımı düşer yıldızlar,
Yeryüzüne anlatsam yürümeye başlar dağlar,
Denizlere haykırsam kabarır coşar,
Şiire aktarsam yetmez mısralar.
Sana anlatırım,
Sana haykırırım,
Dayandım sensizlikle, sen sınırına
Kabul et, kaçak da olsa
Gireyim coğrafyana.
Şelalelerinle bedenimi yıka,
Doyur, coştur yemişlerinin tadıyla.
Erit, tüket beni sıcaklığınla
Hani damlalardı çarpmadan yağan,
hani süzülürken birbirine kavuşan…
Kalp artık atar mı dersin aşksızlıktan?
Okurken süzülsün yaşların yanaklarından.
Yine ben sileyim düşen incileri gözyüzünden,
İki ayrı insanız farkında mısın?
Aynı iskeleden kalkıp
Farklı iskelelere varan vapur misali
Ne çok yükümüz yüklenmiş üstümüze
Hayat denen bu yolculukta
Ne sen boşaltabiliyorsun yükünü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!