Mendil sallıyor elinde,
İnce kemeri belinde,
Bütün Afşin’in dilinde,
Nilüfer çiçeğim benim.
Hilali andırır kaşı,
Salladı pabucu evin damına,
Adam olmam dedi kestirip attı.
Bir ilan görüldü balkon camında,
Başını sokacak evini sattı
Eledi elekten bitti onuru,
Sizler söylersiniz bizler kanarız,
Çoban kavalının koyunu gibi.
Tuzu kuru değil bizler yanarız,
Kurutulmuş otun yığını gibi.
Sürünün önünde kılavuz eşşek,
Dikmen’in Poyrazı
Esiver Dikmen’in deli poyrazı,
Sana kavuşmaya yolum var benim.
Çok çektim gurbette gönül emrazı,
Afşin’in içinde gülüm var benim.
Dikmen Tepesi
Yine gam yüklendi Dikmen Tepesi,
Buluta yaslanmış başı görülür.
Al yanağa yakın oynar küpesi,
Çobanbay yönünden döşü görülür.
Konmuş gül dalına ağlıyor garip,
Bağrında güllerin dikeni belli.
Güller oynaşırken dalları sarıp,
Uğruna gözyaşı dökeni belli.
Bakar şeyda bülbül dalından güle,
Ümidim sendedir dikenli yayla,
Hüsrana uğratıp gönderme beni.
Karşıla sen beni düğünle toyla,
Yakıp da Kerem’e döndürme beni.
Uzun yaylaları aşarak geldim,
Gelsen de yanıma örsem saçını,
Oturup hayaller kurmam mı kalır?
Göğüs düğmesinden çöz bir kaçını,
Bende dayanacak dermen mı kalır?
Bir kelebek olup gelsen dalıma,
Yaslasam sırtımı bir yüce dağa,
Derdimi anlarda dermen olur mu?
Damlatsam terimi kara toprağa,
Yeşeren tohuma ilham olur mu?
Çiçeklerin özü arının derken,
Dertleri katar ettim,
Kendi yoluna gider.
Artık tükendim bittim,
Sevda perişan eder.
Soruyor dip dedemi,




-
Hasan Muslu
-
Mehmet Çoban
-
İbrahim Kavas
Tüm YorumlarTEBRİKLER ÜSTADIM
Kör gözler, sağır kulaklar olduktan sonra, üstüne de yaltaçlığı ve yardakçılığı ekledikten sonra, kimler alim olmaz ki?
Değerli çalışmanızı kutlarım.
Güzel şiirinizi beğenerek okudum.Yüreğinize sağlık.