Abdest, Namaz, Niyaz zor ve zahmetli,
Tesbih çeke çeke gitti rahmetli,
Aklıma uyan sa, Mansur karmet'li,
Yanım Enel Haktır, o yoldaş bana.
Şaraptan ırmaklar varsa cennette,
Asker olmaya gittim,
O da nereden çıktı !
Subay kütüğe bir baktı
Bir de karşıdaki tepeye,
Bir de selam çaktı,
Sevda, belli bezdirecek,
Diyar diyar gezdirecek,
Bildirecek, sezdirecek,
Bir kodese sokarcadır.
Aklı alıp gider baştan,
Sultanlar sarayda saltanat sürer,
Damatlar balayda defterler dürer,
Taraftar halayda gözle kaş süzer,
Millet kırdı tası, baş bir ayak bir.
Dünya saltanatı kalmaz kimseye,
Sokacak başka bir yer mi yoğ idi,
Yüzük parmağımı sokarken arı.
Adatepebaşı ida dağ idi,
Yüzük parmağımı sokarken arı.
Demek keçilerden beni kıskandın
Lale, Sümbül, Çiğdem, Nergizim derken,
Hercai menekşe, kıs kıs gülerken.
Kardelenim boynu bükük beklerken,,
İhanete hiç yol olur mu ahmak.
Hani İnsan nerde kaldı bu sıra,
Seyyah oldum seyran eyledim hanı,
Kimi zalim kimi nötr kimi şia,
Yer Gök yoktu ta başlangıç zamanı,
Ol dedi tüm varlıklar oldu güya.
Doğal oluşumla oluştu hayat,
Ömrüm hiç olmadı benim.
Ömrün derdinde de olmadım asla...
Hayat denen süreci hakettim hep,
Onu yaşadım.
Ve ömür umurumda dahi olmadan...
Biliyordum ki,
Hakk nasip eyledi, vardım divana,
Masiva'nın ötesinde savana,
Adalet evinden baktım davana,
Yargılandım binbir kere soruldum.
Bu kadar söz yeter hâlden,bilene,
Sevdiklerim vardı,
Çoktular...
Ve sevdiklerim çoktu.
Onları seviyordum yalnızca,
Başkaca bir şey yoktu...
Seviyordum onları,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!