"Hıyarım ben" deyince;
Tuz alıp ta koşanlar,
Hıyarımı yedi...
Ne çapayı,
Ne ekimini,
Ne sulamayı yaptı...
Ey benim cananım, gül yüzlü şahım,
Hasretin narıyla divaneyim ben.,
Böyle seyreleme halim ahvalim,
Ateşine dönen, pervaneyim ben.
Hasret yıllarım döndü asıra,
Sen bir Ana idin,
Sen anaydın ana,
Analar Anası,
Sevginin anası...
Toplumumuzun o lanet olası
Ne normları varsa
"Günaydın" dedi "usta"
Gel gitme bu lodosta,
Ben sana varamadım,
Bu yüzden düştüm hasta.
Uzamış atta toynak
Günaydın gönül sultanı
Günün Aydın can cananı
Gözün Aydın sevda mihmanı
Aydın gün diliyorum...
Günaydın ruhumun gıdası
Bir gönüle aşkın giriş gösterisidir,
Güneşin güne doğuşu...
Göremeyenlere bildiremezsin.
Bir Sevdanın dolaşmasıdır serde,
Güneşin zamana uyanışı...
Duyamayanlara duyurtamazsın...
Güneş neye doğuyor ki
Batacaksa,
Ve çekip gidecekse.
Hiç doğmasın...
Ağaçlar yaprak açmasın, yeşermesin
Günün birinde,
Ya da bir yerinde,
Sevecek oldum mu birini,
Sevdiğini söylememelisin,
Sadece sevmelisin doyasıya...
Aşkım; sofralara meze yapılmaz,
Kıymet bilinseydi, kalpte kalırdı.
Her yüze gülünmez, söze bakılmaz,
Kalpten kalbe giden, kal'de kalırdı.
Yobazın koluna girip uzlaşma.
Yol bir Sürek bin bir dik dur eğilme.
Allah, Din ve iman diyene koşma,
Bilim binbir bil bir, dik dur eğilme.
Bu işin sun'isi Şiisi olmaz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!