Sözüm ses versin baldıra aşığa,
Didar gözlemekte gerçek aşıklar.
Noktayı harp ile özün açığa,
Döne döne sever gerçek aşıklar.
Aşkın kitabını alır eline,
Seven elbet acı çeker,
Uğruna göz yaşı döker,
Çaresizse boyun büker,
Girme Strese krize.
Kabul etmez gönül yozu,
Gün gelir giderim,
Bırakıp yerli yerinde her şeyi...
Kitaplarımı, defterleri kalemleriyle,
Okuduklarımı ve yazdıklarımı.
Kendileriyle başbaşa sessiz sedasız...
Mercan vadisinde kirpik okluya,
Rasladım yüreğım fırladı gitti.
Şaşırdım Şaşkınca girdim sokuya,
Tokmağı başımda turladı gitti.
Tane idim dövüp beni un etti,
Birgün kapakçığı, birgün kulakçık,
Hergün bir parçacık gitti gidiyor,
Aort'da, alkan, akkan boş karıncık,
Dağılıp her yana gitti gidiyor.
Lime lime olur duygu, umutlar,
Gök mavisine küstü,
Karardı yüzünün rengi,
Kara mı kara, kapkara,
Aniden astı suratını,
Karardı dört bir yan
Gök bağırdı,yer sağırdı...
Mızrap telle gezer, sesler yükselir,
Ölüler dirilir, bana can gelir,
Ala karlı dağlar, beller yol olur,
Yazılımım, masam,tablam yâr benim.
O olmayınca,
Güneş kararıyor,
Ay kapatıyor pelerinlerini,
Yıldızlar sararıyor,
Hepsi sensiz yürümüyor,
Direnip duruyor,
Gönül düştü özü hale, Duygular oldu şelale,
Gözlerinin pınarları, aktı gitti kuruyarak,
Peşin sıra bakıyorum, Gözler kilitlenmiş yola,
Acı sözlerine yarin sızlar kulak ses duyarak.
Gönül gel sun istidanı, zarfı pulu benden olsun.
Yalan tarlasına ekilse tohum,
Sulanması boşa, alınmaz verim.
Arşa çıksa sesim, avazım, ahım,
Sözcükler boğulur, bu kuyu derin.
Gerçek varken neden söylenir yalan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!