Işığına dönen pervanenim ben.
Aşkına kanan o divanenim ben.
Biçareye giden,seveninim ben,
İster azat istersen öldür Karam.
Can kırıklarımın şamdanında mumumu yakma !
Bırak karanlıklarımda kalsın aydınlığım.
Gözbebeklerimde canını takma askıya !
Gecenin ayazî soğuklarına sığındığım.
Sarkık kılıçların keskinligine buzlanıp sarkma;
Bırak...
Emeli Karadır, konar dalına,
Karganın lak lakı, peynir çalmaktır.
Göre ne gerek var, bak kör haline,
Bakar körlerden de göz gör olmaktır.
Kulak olunamaz, göz ise asla,
Kar içinde kalan gülüm üşüyor,
Ve ben ısıtamıyorum, koruyamıyorum,
Çaresizlik tam da bu imiş !
Şimdi yeni anlayabiliyorum...
Uzat, uzat ellerini,tutup ellerimi köprü kursak,
Üzerinden geçip çıksak,
Deniz ikiye bölünmüş,
Suda, sudandı köprüsü.
İçi içinden de maviş,
Tattım baktım bir içim su.
Gel gönül uyma sen yine,
Sohbet ikrarından olma.
Karayüze gülme yine,
Cemalin nurundan olma.
Erdir yaşını Kemâle,
Beni, ayakta tutan,
Varlığın ve varlık hayalindir...
Yüreğim ınga' lıyor,
Acılarla çabalıyor,
Gidip gelip sende kalıyor,
Ne yürüyor, ne de soruyor...
Gönül dağlarıma çökmüş sis duman,
Sesim duyulmuyor ve ses gelmiyor,
Cemalin seyrinde saklanmaz gûman,
Gözler görmüyor yâr, görsel gelmiyor.
Teller kopmuş sanki, sessiz sinema,
Acaba !
Bu; benden gidiş midir ?
Gidişin gelişi mi benden...
Kim bilir !
Gelişin gidişi mi bana...
Gözlerim sel oldu önüme aktı,
Patlattı bendimi su itibaren.
Kavruldu her yanım yüreğim yaktı.
İflah olmam bundan ben itibaren
Gözler kapanmıyor gitti uykular,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!