Mızrap telde gezer, sesler yükselir,
Ölüler dirilir bana can gelir.
Ala karlı dağlar, beller yol olur,
Yazılımım, masam, tablam yâr benim.
Güzeller meclisi toplanıverse,
Halim arz eyledim dostum Rızaya,
Vize vermem dedi kızarak tabi..
Yıkıldı umutlarım düştü suya,
Dize vurmam dedi kızarak tabi...
Sorguç olup saydı suçlarım saydı,
Hızır iken sürdü nalsız bozatı,
Araya koyduk geçsinler sıratı,
Dünya oluşmadan bizdik yaratı,
Kızıldı başımız aslı kızılbaş.
On sekiz bin alem, biz vardan kurduk,
Sabah seherinde dostun bağında,
Bülbülü tuş eden kızıl gül oldum.
Düşün deryasında sörf konağında,
Cümleden kelama dilsiz lal oldum.
Yıldızlar meclisim, zühre klavuz,
Aldılar kurdun yabanıl yavrusunu
Evcileştirip köpek ettiler,
Duyduk asırlarca havlamasını...
Beslediler ki korusun sahibinin kapısını.
Soydaşlarına saldırttılar tutarak tasmasını
Kurt devşirilmesi oyununda,
Kaleciyim, kale yaparım,
Yücelerden yüce.
Koca koca surlarla çevrelerim
Her gün yeniden yeni,
Yeni kaleler yaparım...
Öncekileri öylece bırakırım yerli yerinde.
Herkes kadehleri alsın eline
İçmeyenin derdi orda kalmamış.
Dünya denen hana gelen, biline,
Hiç bir kişi gelip burda kalmamış.
Kin, nefreti bırak, sevgiyle beslen,
Tapma hiç kimseye, o üstün değil,
Vaz geçme kendinden, senden ala yok.
Üstünlük taslama, o ast'ın değil,
Eşit ol her vara, senden ulu yok.
Beyhude bu çaba, boşa yakarı,
Dokunma bana arkadaş,
Boş beşikte çocuksuzum.
Boyun eğri, göz oldu şaş,
Gece gündüz uykusuzum.
Akar suydum berrak aktım,
Bir yol buldum çıktım, en yücesine,
Mekanın görünce cana can koydum.
Sedasına doğru koştum sesine,
Tüttürdüm zamanı,ser sarhoş koydum.
İsrafil elinden sur'unu çaldım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!