Körfez kumsalının kum taneciklerinde seni aradım bu gün.
Kumlarda ayak izlerini,
Ufuklarda gözlerini,
O edebsizce sözlerini...
Denizinde kulaçlarını,
Şaklabanlıklarını...
Korona geldiğin gibi,
Gideceğin yakın elbet.
Olmadan olduğun gibi,
Edemez bilgiyi berbat.
Neyin nesi, kimsin, nesin,
Doğumdan hediye bana,
Sitemim olamaz sana,
Bandım efkâr, derde, gama,
Gün görmedim, gülemedim.
Tohumu hep ektim taşa,
Kozmik Makamının yukarı çıktım.
Bir mekan gör ki şaşakaldım.
Koca bir kitap okunamayan,
Uzun bir kalem silinemeyen,
Dört de amade...
Çaldım araçlarını aldım,
Kirpiklerin kalem yazdı şiiri,
Aklım baştan gitti yaptın sihiri
........
Ruhlarını benlik timi,
Kuşatmış, kurtula bakın.
Megaloman olmuş kimi,
Başatmış, kurtula bakın.
Yükseklerde gezer, uçar,
Çok da zorlamamak gerek yaşamı
Kendi haline bırak.
Akıl, düşün, beden ve enerji daha realiter.
Çünkü bilinçaltısı yok.
Ardılı, öncüsü yok.
Hesabı kitabı yoktur yaşamın,
Gün doğumu hiç değişmedi,
Ve gün batımı da...
Her yeni doğuşla günün;
Maziye katık oldu dünlerimiz,
Katmer katmer büyüdü...
Çırpınıp dolanır, karşı kıyıya,
Çıkar elbet yüze yüze Mahlassız.
Dar köprüde eyvallah etmez Ayıya,
Gelmez elbet dize dize Mahlassız.
Yuvarlak söz fakiri, hep sivri dilli,
Aşkı; aşıklar yaşar
Maşukadır tüm tezahürleri
Aşık oluşundadır Aşk...
Aşık için maşuk; Bir ahudur,
Şuh bir kadındır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!