Körfez kumsalının kum taneciklerinde seni aradım bu gün.
Kumlarda ayak izlerini,
Ufuklarda gözlerini,
O edebsizce sözlerini...
Denizinde kulaçlarını,
Şaklabanlıklarını...
Korona geldiğin gibi,
Gideceğin yakın elbet.
Olmadan olduğun gibi,
Edemez bilgiyi berbat.
Neyin nesi, kimsin, nesin,
Doğumdan hediye bana,
Sitemim olamaz sana,
Bandım efkâr, derde, gama,
Gün görmedim, gülemedim.
Tohumu hep ektim taşa,
Kozmik Makamının yukarı çıktım.
Bir mekan gör ki şaşakaldım.
Koca bir kitap okunamayan,
Uzun bir kalem silinemeyen,
Dört de amade...
Çaldım araçlarını aldım,
Halim arz eyledim dostum Rızaya,
Vize vermem dedi kızarak tabi..
Yıkıldı umutlarım düştü suya,
Dize vurmam dedi kızarak tabi...
Sorguç olup saydı suçlarım saydı,
Hızır iken sürdü nalsız bozatı,
Araya koyduk geçsinler sıratı,
Dünya oluşmadan bizdik yaratı,
Kızıldı başımız aslı kızılbaş.
On sekiz bin alem, biz vardan kurduk,
Sabah seherinde dostun bağında,
Bülbülü tuş eden kızıl gül oldum.
Düşün deryasında sörf konağında,
Cümleden kelama dilsiz lal oldum.
Yıldızlar meclisim, zühre klavuz,
Aldılar kurdun yabanıl yavrusunu
Evcileştirip köpek ettiler,
Duyduk asırlarca havlamasını...
Beslediler ki korusun sahibinin kapısını.
Soydaşlarına saldırttılar tutarak tasmasını
Kurt devşirilmesi oyununda,
Kurumuş Dal Yeşillenmez,
Gönül boşuna sulama,
Kırılan kalp deva bulmaz,
Tutmaz tamir ve ulama.
Dirilemez solan güller,
Geceyi bitirip,
Güneşe karşı güne başlamaya,
Ulaşmak için sehere...
Çırpındı gece boyu
Patlatarak flaşını Yorgun gecelere
Gece feneri...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!