Orospuyla olmaz ahenk,
Arar bulur bir pezevenk.
Kapa kapın indir kepenk,
Böylesi kapı dışarı.
Makriköy, Pera bakarız,
Bir sıyrıl,
Yalınlaş,
Ondan sıyrıl,
Bundan sıyrıl,
Şundan sıyrıl,
Gecelerin karanlık koynuna girerken,
Bir çürük tahtaya taktın kafayı,
Başka hiç mi iyi bir sözüm yoktur.
Bunca sistemlerle, etme cefa'yı,
Aşka dair hiç mi bir sözün yoktur.
Sevgilim yok gibiydi,
Sevgililerim az idi,
Sevdiklerimdi onlar,
Sevgili değil;
Sevdiklerinin sevgilisi sensin,
Sevgini taşıyandır sevgili,
Adatepe'ye çıksa,
Mıhlı çayıyla aksa,
Dönüp te bir yol baksa,
Hal Bilmiyor bilmiyor.
Karşıda Midilli bak,
Biz bize danışıp, gel de tanışsak,
El ele, dil dile verip konuşsak,
Ne sen kal ne de ben, bize ulaşsak,
Orda muhabbetten öte bulunmaz.
Elini açarak semaya ?
Ve yukarıya bakarak; İyilik,güzellik,kazasız, kavgasız, belasız hayat dilerdin.
Yalvarır yakarır dururdun ya !
Ondandır hep yukarıya bakışım,
Hep semalarda bildim Tanrıyı anne...
Tanrı; yukarıdan tepemize yağmur yağdırır sevinirdik,
"Hıyarım ben" deyince;
Tuz alıp ta koşanlar,
Hıyarımı yedi...
Ne çapayı,
Ne ekimini,
Ne sulamayı yaptı...
Ey benim cananım, gül yüzlü şahım,
Hasretin narıyla divaneyim ben.,
Böyle seyreleme halim ahvalim,
Ateşine dönen, pervaneyim ben.
Hasret yıllarım döndü asıra,
"Günaydın" dedi "usta"
Gel gitme bu lodosta,
Ben sana varamadım,
Bu yüzden düştüm hasta.
Uzamış atta toynak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!