EV ŞİİRLERİ

EV ŞİİRLERİ

Fatma Özçelik

Ev boğardı beni eskiden
Şimdi sanki aşk yuvası
Bir darbeyle kıymet bilir oldum
Kalmadı
Ne uzak diyar hevesi
Ne sevda tantanası...
..

Devamını Oku
Akın Akça

Ağaçkakan, kakarken marifeti geçen dakikalara;
Bir guguk kuşu gak guk etti saat başlarında marifet bir evde.
Aynı evde, turşusunu kurmuş kedi fırladı kanepeden;
İnce kakılan ağaç ses verdi gaiplerden: “Gedik açıldı! ! ”
Orman ile ev de bir midir, saat ile dakika kadar;
Zamanla birlik genişleyen V şekli uzay bu olsa…
..

Devamını Oku
Nuran Karaca

Kendimi çok mutlu hissetttiğim anlarda;
Anlarımki iyilik meleklerin yine en yakınımda
Onları en güzel biçimde ağırlamak isterim
Cömert bir ev sahibi edasıyla.


22:40 16.10.2015
..

Devamını Oku
Feyzi Kanra

Başımı sokacak ka/dar bir ev
Ayağımı yerden kesecek bir binek
Midemin alabileceği kadar yemek
Fazlası dertsiz başıma dert
Fazlası bana fazla
Fazlası felaket demek F.K.
..

Devamını Oku
Nizamettin Özel

Bir ev, bir araba istiyorsun da;
Kızım dünyanın parası.
Benim zenginlerle yakınlığım,
Dünya ile güneş arası…



..

Devamını Oku
Özgür Kale

Sıradan bir ev,
Yapboz odalar...
Hayat kısa sanırım....
Camlar is dolu galiba
Yerler çimen..
Sıradan yine....
..

Devamını Oku
Nil Alaz

Ara sıra hatırla
Ev yapımı ekmeğin tadını

Hep çarşı ekmeği çarşı ekmeği

Ben senin terinle harman
Aşkınla pişmiş sıcacık lokmayı isterim
..

Devamını Oku
Hüseyin Avdic

'İbadet'tir Kiraları

Üreyen ve 'çoğalanlar'dır insanlar; otururlar 'Dünya Evi'nde.
Allah'tır ev sahipleri, onlar da 'kiracılar'dır, O'nun mülkünde.
'İbadet'tir kiraları da; öderler onu Namaz, Oruç, Zikir'le.

Berlin, 14 Eylül 2007.
..

Devamını Oku
İsmet Barlıoğlu

ŞAHMARANLAR
Hikmet BARLIOĞLU
(Roman)
Kayseri: 1 Temmuz 1974
‘Bu kitabımı gelmiş geçmiş ve gelecek geçecek bütün Çalışma Bakanlarına en içten saygılarla armağan ediyorum.”
“‘İnsanların mutsuzlukları buruk birer türküdür. Kimi uzun, kimi kısa.. HB.”

..

Devamını Oku
Altay Taşkın

Hasretimden beyaz sayfalar ekledim
Ya kandandı ya gözyaşındandı hayat satırları
Hayallerimde çocuk büyüttüm ağlamaklı
Gönüllerde kiracı değil ev sahibiydim
Ölümüne yaşamaya adayım sincap misali
Daldan dala atlarken korkusuz tutunuşla
..

Devamını Oku
Rıdvan Cankiç

Kendime özgü cennetim
Dudaklarının üstündeki nem
Ağzının içindeki sıcaklık.
Cehennemimi sorma;
Boş bıraktığın o ev var ya!
İşte orası.
..

Devamını Oku
Ahmet Tahsin

Dalda nar,
Narda dal kırmızı.
Ala kaçmayan kırmızılar,
Kimde var.
Nara dal,
Dala nar,
Bala pekmez,
..

Devamını Oku
Hasret_n

İçimde bir umutsuz, bir uykusuz böcek
İçimde büyük büyük gözleri korkunun
Gece , odunsuz, kömürsüz bir ev gibi çöküyor omuzlarıma
çocuklar ağlıyor
Mavileri çagırıyorum gelmiyor!


..

Devamını Oku
Yusuf Sinan Berber

bizim ev sobalı,
dört göz odalı,
gece kondu dan hallice,
villadan küçümen,
gitmek zorundayım,
her akşam ona ben...
..

Devamını Oku
Mehmet Karabulut

Faşizm bir gece azdı da
İstanbul'u didik didik aradı tek ev atlamadan
O gece ve ertesi gün
Sabahtan akşama
Cemseler dolusu, cipler dolusu
Kitap ve asker taşıdı kışlalara
..

Devamını Oku
Kürşad Polat

Umutlarımız; defterlere düz bir çizgi çekmekti yada bir ev yapmak, üzerlerinde uçuşan martılar yada bulutlar...
Hayal gücümüz genişti bizim, rakamları hayvanlara benzetmek ve onları rakamlarla ifade etmek...
Çocukluğumuz; pamuk şekerdi, tasoydu, elden çıktığında dönen pervanelerdi
Şimdi,
Teknolojimi gelişti?
Yoksa alanımız mı daraldı?
..

Devamını Oku
Nurhayat Çildoğan

Ev vela beni sevdinde
neden bana ümit verdinde
sonunda terkedip gittin
Bilsem seni sevmezdim
Kapılmazdım aşkına
Yanmazdım şimdi hicranına
..

Devamını Oku
Fikret Kemal Aslan

kucağımda bir kedi
kafeste bir kuş
ürüyor yıldızların üstüne
gece kuduz
yalnızlığım karadeniz gibi huysuz
bu ev ki
ne gelen var ne giden
..

Devamını Oku
Bülent Albayrak

Saçlarını süpürge etmek ve merhametli olmanın anlamını kavradığım zaman henüz sekiz yaşındaydım. Annemin hayata tutunmak için verdiği mücadele herkes tarafından takdir edilir,
örnek gösterildi. Çamlıcaya gittiği ev temizliğinde, işini hafifletince biraz mola verir, bakkala yaptırdığımız ekmek arası tahin helvalar bize adeta ziyafet gibi gelirdi. Bayramlarda ziyaret için gittiğimiz, Karacaahmet mezarlığından E5'in kenarından evimize (Kuyubaşına) yürüyerek
dönmek zorunda olmamız yolumuzu bir hayli uzatıyordu. Ben ve ağabeyim evimize katkı sağlamak istiyorduk. Bunun en pratik yolu ise bizce bir şey alıp satmaktan geçiyordu. Evden
aldığımız tepsi ile birlikte Mandra caddesi olarak geçen cadde üzerindeki fırından aldığımız 20 adet simiti eve dönüş yolu üzerinde çocukluğun verdiği utangaçlık ve çekingenlikle satmaya çalışıyorduk. Sevim sokak diye hatırladığım sokaktan geçerken, akrabamız olan Suzan abla ve Leyla abla ile karşılaştık. Bizden tepsi içerisindeki simitlerin hepsini satın alarak, daha fazla dolaşımımızı istememişlerdi. Hatta aldıkları simitlerin bir kısmını bize geri vererek, anneniz çay demler sizde yersiniz diye tembihlemişlerdi. Suzan abla ve Leyla abla'ya İnsanlıkları için teşekkür ediyoruz.
..

Devamını Oku
Metehan Büyükcivelek

Bazen düşünüyorum.Düşünüyorum insanoğlunun ne kadar aciz ne kadar nankör olduğunu.Herkes ihtiyacı olanı ister.Kimimiz para,kimimiz araba,kimimiz ev,kimimiz ailesinin mutluluğunu,kimimiz derslerinde başarılı olabilmek,kimimiz ise sağlık ister.Herkes istediğini isteyebilir.Bunları kimden istiyoruz? Allah`tan istiyoruz.Peki bu istediklerimizin olabilmesi için bir çaba, bir gayret gösteriyor muyuz? Ne yapıyoruz dualarımızın kabul edilmesi için? Namaz kılıyor muyuz? Oruç tutuyor muyuz? Zekat veriyor muyuz? Yardıma muhtaçlara yardım ediyor muyuz? İnsanların kargaşa içinde olduğu bir anda oradan uzaklaşıyor muyuz yoksa elimizden geldiğince yardım elimizi mi uzatıyoruz? Her insanı yaradandan ötürü seviyor muyuz? En önemlisi de Allah`ı sürekli zikrediyor muyuz? O sürekli çarpan kalbimiz her çarptığı anda Allah diyor mu? Dilimiz Allah diyerek ne kadar ıslak kalıyor? Ve bu sorular gibi binlercesi...

Asıl önemli olan ise tamam o kadar şey istiyoruz.Ama neden istediğimizden istediğimizi istemiyoruz? Neden dua ederken `Allah`ım ben seni istiyorum.Senin benimle beraber olmanı istiyorum.`diyemiyoruz? `Allah`ım sana ulaşmak istiyorum.`diyemiyoruz? Biraz önce herkes ihtiyacı olanı ister demiştik.Aklımıza şöyle bir soru geliyor:Bizim Allah`a,yüce olan yaratıcımıza,ihtiyacımız yok mu? Haşa,olmaz olur mu.Bizi yaratana ihtiyacımız o kadar çok ki.Herkes sevdiği insanın yanında olmasını ister.Peki biz Allah`ı sevmiyormuyuz ki onu istemiyoruz? Tabi ki seviyoruz,tabi ki istiyoruz.O zaman sevdiğimizi ve istediğimizi gösterelim.

Dualarımızda ancak Allah`ı isteyerek,ona kavuşmayı dileyerek dünya ve ahirette sonsuz mutluluğa ulaşabiliriz.Herkesin dualarında `Allah`ım sana ulaşmak istiyorum.` diyebilmesi dileğimle.Allah`ın rahmeti üzerinize olsun.
..

Devamını Oku