EV ŞİİRLERİ

EV ŞİİRLERİ

Nejat Altıok

taşınmak bir pılı pırtı meselesi değilmiş meğer
boş bir ev gibi bedenim şimdi
herşeyim seninle gitmiş meğer
haberim bile yokken
taşınmışım sana.
..

Devamını Oku
Ali Aslan 2

Kuru ayaz
Karanlık sokaklar
Herkes gitti
Kahve kapandı
İyiki ev var
..

Devamını Oku
Nebi Ünler

Apollo 11'in içindeki astronotlardan Neil Armstrong ve Edwin Aldrin 20 Temmuz'da Eagle adlı Ay Örümceği'ne geçtiler ve 21 Temmuz'da sabahın erken saatlerinde Ay'a ayak bastılar.

Bedriye ablam Değirmenci Uşağı köyünde diye, bizim de fındık'a yaylaya çıkıkışımızın ikinci yılıydı. Bir Önceki Yıl Terzi Dedegil de vardı. Babamın alavçık dediği, çadır ve çardak karşımı iki ev mekanda iki aile güzel bir komşulukla yaylamıştık. Terzi Dede ekonomik sıkıntı nedeniyle bu seen gelememiş bende çok sevdiğim Kâmil'in arkadaşlığından bu sene mahrum kalmıştım. Bir gün rüyamda, uzun bir merdevenle aya çıkmış,........................................3 çocuk ve sonra onların mezarlarını görmüştüm.

2 yada üç gün sonra radyodan aya çıkıldığını dinlemiştim.
ve dediği mekan
..

Devamını Oku
Mustafa Suat Geleri

Her karşılaşmamızda güzel diyorsun
ve de pişmiş kelle gibisin...
anlamadım..
Araba mı, ev mi, Ayşe mi güzel
yoksa,
yoksa cebimdeki mi?
..

Devamını Oku
Burhan Altintop

Madem bu Dünya da misafiriz
Ev sahibi kim?
Her yerde onu görüyorsaniz
Misafire felaketleri reva gören kim?

LM.28.09.2008
..

Devamını Oku
Aydın Demirkan

İncirler değmese de çiçek doluymuş ağaçlar. Kelebekler uçuyor, kuşlar ötüyor, ilkbahar tüm ihtişamıyla gösteriyormuş yüzünü. Geceler serin olsa da pek bir sıcakmış gündüzler. Kelimelerin içi içine sığmıyor, birbirlerine aşık olanlar ise el ele geziyorlarmış aşk diyarında. Bu diyar evleriymiş onların.

Fakat bir B varmış ki aralarında, aşk diyarına girmesi orada yaşaması yasakmış. Çünkü sevgilisi yokmuş B'nin, bu diyarda yalnızlar yaşayamazmış.

B bir gün yalnızlar diyarında gezerken K'yi görmüş. Gözleri gök mavisi, saçları altın sarısı güzel mi güzel bir kızmış K; bir yürüse güller açarmış bastığı heryerde. B, boyuna posuna, yürüyüşüne endamına tutulmuş K'nin, aynı şekilde K'de hoşlanmış B'den. Arkadaş olmuşlar...
Zaman geçmiş iki kelime sevmişler birbirlerini ve sığmaz olmuşlr yalnızlar diyarına. İki sevgili Tutku ırmağının kıyısında otururken birgün, Aşk perisi çıkmış birden karşılarına.

..

Devamını Oku
Cihan Kömürcü

Zirveye çıktıysak..
Ev kurmak için..
Ya da insanlara tepeden bakmak için DEĞİL..
Biraz olsun gözlerimizi kapatıp rüzgarı tenimizde hissetmek için çıktık..

***(Öylesine Sevmek) ..
..

Devamını Oku
Mustafa Zeyrek

saatin kaç olduğunun bir önemi yok,
sen istediğin zaman hayatımın içine ediyorsun,
vücudumda taşısamda kalp denen harabe evi,
ev sahibi sensin,ben sefil kiracı,herşey senin üstüne kayıtlı,
bana da her seferinde halt yemek düşüyor...
..

Devamını Oku
Serkan Karaman

Prensesler yaşarlar, melekler uçarlar, güzeller gün gelir çirkin olurlar.
Hayat kısadır, Aşk yalandır, hevesler bir gün nefes gibi yok olurlar.
Prenses değilsin,yaşayamayacak kadar farklısın, sanki gökyüzüsün olmazsan göremiyorum.Melek degilsin uçmaz mutluluktan uçurursun, sanki cennetsin binlercesine ev sahibisin.Güzel,güzelde ne kelime gözlerinde milyonlarca güzel seç begen, bak gözlerinin kahvesine eşsizliğine sonsuzluğuna, bakışların anlamlılığına. Hayat desem nefesimde bile pislik, nefes hayat parçası, oysa sen cennetin en temiz nehirlerinden gelmiş en eşsiz hayallerden çıkmış inanılmaz bir baharsın. Aşk desem sadece saçlarına işler, yüreğini katamam aşkımın içine, çünkü yüreğin ÖYLE Sevgi dolu , aşk yalan sevgi sonsuz.
heves te nefeste hepsi anlamsız kelimeler, adı üstünde kelimeler, sense yüreklerin alamayacağı kadar kusursuz anlamlı bir sevgisin, benim sonsuz sevgim hayallerimin ışığı, aydınlıklarımın parlak noktası, umutlarımın yeşerip kocaman büyüdüğü yersin, ölüpte gittiğim cennetsin GÜZELLER GÜZELİM.
..

Devamını Oku
Yalçın Sevim

Gel sevgilim,
seninle ev düzelim,
çeyizlerini serelim,
aşkımız için sevelim,
buna da hayır dersen,
ayrılalım güzelim! ..
..

Devamını Oku
Cemal Öztürk

T a n r ı n n ı n İ n s a n d a k i Ev r im i

Mutlak tanrının evrime ihtiyacı yok
Ama bizim gibi dar kafalı dindarların
Algıladığı tanrının kıyamete kadar
Evrim geçirmeye ihtiyacı var
..

Devamını Oku
İsmail Dinçer

Tuğladan ev istemem
Bir çatı altında,
Olasakta olur
Kalbini ev yap bana
Kollarında başkası olsa bile.

Çiçeğim gönlünde kalsın
..

Devamını Oku
İlbey Çağlar Özmen

Kardeş sevgisi diye bir şey var
Her yer kapan her yer dar...
Kardeşim var, ev içinde düşman
Dışarıda sevgisi kelmelerle anlatılamayan...
Kardeş sevgisi var benim içimde yanan
..

Devamını Oku
Pirinç

Kağıt bitmesin diye
Son yazdıgım cumleyı yazdıkca siliyorum
Hayatı oyalama oyunundan sıkılınca
Golgeli bir sokakta eski bir ev benzeri
Taş taş sökulecegim….
..

Devamını Oku
Serhan Keserlioğlu

Ben seni misafir bellemedim.
Ev sahibim ol dedim.
Korkma üstelik,
Almanyadan dönecek.
Bir akrabam da yok.
..

Devamını Oku
Pirinç

Kağıt bitmesin diye
Son yazdıgım cumleyı yazdıkca siliyorum
Hayatı oyalama oyunundan sıkılınca
Golgeli bir sakakta eski bir ev benzeri
Taş taş sökulecegim….
..

Devamını Oku
Melis Morsallı

Şimdiler de yazın son meyveleri toplanıyor buralardan.Kalmadı hiçbir şey artık.Sarardı her yer.Sokaklar ıssızlaşıyor gene.Bu köklerini yıllara sarmış koca çınar gene soğuk bir kışa daha hazırlanıyor.Babaannem bu kış daha hasta.Zaman zaman artık onu kaybedeceğim günlerin yaklaştığını düşünüyorum.O zaman korkuyorum.Korku böyle bir şey miş diyorum kendime o vakit.Boşluk, yalnızlık.Hasatları bıraktık bu sene hep bahçede.Zaten geçen sene de bir şey vermemişlerdi.Ben işlediğim birkaç parça örtüyü satarak, ev işlerine giderek geçirdim bu yazı.Kuru yaz.Eğlencesiz.Sen varken bir başka mıydı buralar yoksa bana mı öyle gelirdi bilmiyorum.Yazın insanın elleri çatlar mı kıştaymış gibi.Soğuk kuru bir yazdı işte benim için.Hacer Teyzem hep seni sordu.Selam söyledim, selam söylediler.Ne zaman katmer yapsalar beni de çağırdılar.Bazen indim aşağıya.Boş ne yediğimi bildim ne içtiğimi.Sen çok severdin akşam üstü buz gibi ayranı ve katmeri.Sonra o kadar büyük olmamıza rağmen oyunlar oynardık.Emine sana hayrandı.Sanırım hala da öyle.Zaman zaman soruyor seni bana.Kelimeler düğüm düğüm oluyor boğazımda.İyi diyorum.Selamları var bütün köye.

Sana, yukarı köye,Ahmet’e, Hacer Teyze’ye ne biliyim işte sen gittin gideli seni bana soran herkese selamları var diyorum işte.Şimdi durup durup seni neden bana soruyorlar diye bazen kızıyorum.Bana ne.Gittiysen gittin.Sen giderken bana sordun mu ki, ayrıca ben senle görüşmek zorunda mıyım.Çarşıya iniyorum zaman zaman.İçimden selam vermek bile geçmiyor kimseye.Şu an gibi konuşacak halim olmuyor yani anlayacağın.Şimdi oturup bu yazdığım satırları yeniden okuyorum.

Hatta daha önce yazdıklarımı da.Sana her vakit yazdım.Sonra sakladım bu küçük kutuda.Hayatta sakladığım aşkım gibi bu mektupları da saklıyorum.Göndermiyorum.Hayatlarımız değişti artık.Seninle konuştuğumuz gibi değil artık hiçbir şey.O değişimi görmemek içinde göndermiyorum sana.Cevap gelmezse daha sonraki günler üzer beni diye…

Nisan 2005
..

Devamını Oku
Seyit Akpınar

Dağlar çekiyor insanı,
denizlerde...
hele ikisi bir arada olursa
gitmezsek ayıp olur.
ev sahibi,
martıya...
..

Devamını Oku
Kemal Yıldız

Yüksek minarede ezan okunur
Ezan sesi şirin cana dokunur

Kumsalda ev yapma sel alır gider
Cahilden yar sevme el alır gider

Yüksek minareden attım ben bir taş
..

Devamını Oku
Gizem Pares

Boşanmak nedir, aynı çatı altında iki ev arkadaşı gibi bir evi paylaşan evli çiftler ruhen boşanmış sayılmaz mı? Bunu gerçek hayata geçirmek daha dürüst ve mutluluk verici bir davranış olmaz mı? Niye korkarız boşanmaktan,ayrılıklar bizi niçin mutsuz olmamıza rağmen vurgun yemiş hale getirir?
Ben bunu birtürlü anlayamadım hem ağzın yanacak, miden ağrıyacak hem acı biber yemeye devam edeceksin.Mutsuzluğun her yerinden fışkıracak,duvara yürüyen nem gibi seni için için yiyip bitirecek ve sen bu duruma katlanacaksın,çekeceksin hemde hiçbirşey yok gibi etrafa gülücükler saçarak, hayat denilen tiyatro sahnesinde başrol oynayacaksın kırgın küskün mutsuz ama yalancı mutluluklarla.
Acaba kadın olarak acı çekmeyi çok mu seviyoruz, arabesk bir toplumun parçası olarak bu duygularla yaşamak hoşumuza mı gidiyor yoksa.
Çocuklarımızı dünyaya getirirken büyütürken dünyanın en cesur canlısı oluruz da mutsuz yaşantımıza nokta koymak için niçin o cesaretten nasibimizi alamayız
Bunalımlar böyle başlar en tehlikeli olanı da içe atılan biriktirilen mutsuzluklardırAile baskısı çevre baskısı gelenek ve görenekler eze eze bunalımdan bunalıma sürüklerde farkına varmadan bir hayatı tüketiriz

.
..

Devamını Oku