Ayağında kırmızı ayakkabılarınla
Kırmızı benekli eteğinle
Yüzündeki o tebessümü takın
Düşler sokağına gel
Seni bekliyor olacağım milyonların arasında
Niye nazar ettim sana!
Hiç böyle solmazdın
Neden sevdim seni delicesine
Ben hiç böyle aşık olmazdım
Çok bekledim geçeceğin köşeyi
Turladım durdum her gün bizim caddeyi
Dünyanın en fakiriyim hem de
Düşünsene
Bir gül verecek kimsem yok
Ellerini tutup gözlerinde kaybolacağım
Omzunda göz yaşlarımı gömeceğim kimsem yok
Fakirim yine
Bir bakışa hasret düşmüşüm
Gözlerim buğulu bakışlarım donuk
Susmuş ağzım,dilim sanki lal
Yıldızlarımıza bakar dururum
Yaşamaksa yaşarım
Seni andığımda
Hala içim sızlıyor biliyor musun
Eskisi gibi değil
Gözlerim dolmuyor artık
Özlediğimi hissediyorum
Özlüyorum da
Unutmak korku veriyor
Unuttukça telaşlanıyorum
Telaşlandıkça seni arıyorum
Sen
Hayatımın gülü
Varlığımın temel güdüsel tatmini
Yonca tarlasından bir tutamdır
Gelincik bahçesinden bir lale
Bulutlardan bir damla nemdir
Sadece bir anlık zevktir
Irmaktan bir kap sudur
Dağdan bir kaya parçası
Kaybetmenin acısını ilk kez hissettim
Sen değildin belki ama ben hep seni seyrettim
Resmini senin resmin diye sakladım
Hiç el vurmadan İçimin sıkıldığını
Yüreğimde sönmeyecekmişçesine
Firavunun ateşinin yandığını hissettim
Sana susamışlığın efkarıyla
Seni bir damla suda tatmayı istedim
Uykusuz gecelerimde dalıp
Seni uyumayı
Mutluluk denizinde boğulurken
Yutacağım su olmanı istedim
Hayata;
Kanmayan insan bulmak istiyorum
Gecenin yarısında
Elime fenerimi alıp sokak sokak
Hayata kanmayan insan aramak istiyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!