Bilinir aslında
Bilinirde yaşanmayınca anlaşılmaz
Nasıl da yakın birer dostmuş meğer
Bir birine zıt ve birbirine kardeş
Kar ve zarar gibi
Yan yana iki farklı oyuncu
Bir zorbadır hayat yaban gülünün dalında
Gecenin koynunda solgun düşler ışık vermez
Baht dediğin iki dudak ucunda söylenemeyen bir çift söz
Bitmeyen ayrılık, gülmeye hasret dudaklar yaban gülünün dalında
Bir zorbadır hayat aşkın tohumu atılmış kalplerin ocağında
Ne istediğini bilmek ne zormuş
İstediğini söylemekte öyle
Anlatmak daha da zormuş meğer
Zaman ne çok değişmiş devir başkaymış meğer
Sevgiyi aramak kayıpmış
Kırgınım aslında
Yaşattıkların bir tutam gül de olsa
Siste bir anlık aydınlığımda olsan
Karanlıkta bırakmana kırgınım aslında
Ömrümde kırmızı gülümde olsan
Dikenlerini elimde hissetmesem
Dipsiz bir kuyumu bu hasretlik
Gökyüzünde rüzgara kapılmış bulut mu yoksa
Zemheride doğaya inat açan kardelen mi
Loş ışıklar altında geçen ömür mü saadet
Vizyondaki bir film mi yoksa
İnsafsızım vefasızım
Kalpsizim
Ruhsuzum sun sen benim
Benimsin her neysen benimsin
Kapalı kapıların ardında atan kalbimsin
Bir şarkıda tanıdım seni
Bir şarkıda anlatıldın
Işıl ışıl bir göze bakakaldım o an
Bir gönül tanıdım bir insan
Ürkek ve mahcup
Bir kadın bir anne
Ayağında kırmızı ayakkabılarınla
Kırmızı benekli eteğinle
Yüzündeki o tebessümü takın
Düşler sokağına gel
Seni bekliyor olacağım milyonların arasında
Niye nazar ettim sana!
Hiç böyle solmazdın
Neden sevdim seni delicesine
Ben hiç böyle aşık olmazdım
Çok bekledim geçeceğin köşeyi
Turladım durdum her gün bizim caddeyi
Dünyanın en fakiriyim hem de
Düşünsene
Bir gül verecek kimsem yok
Ellerini tutup gözlerinde kaybolacağım
Omzunda göz yaşlarımı gömeceğim kimsem yok
Fakirim yine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!