Sormasın dostlar adımı
Yağan yağmurun selinde
Deryaya akar giderim
Kopmasın çocukların elleri anne elinden
Düşmesin gözlerine hüznün yaşı
Irmak gibi akıp gidiyor ömür
Bazen durdurmak istiyorsun akışı
Yaşanılmışların yoğunluğu biriksin istiyorsun
Öyle bir güç ki zaman,suyun akışını durduramıyorsun
Azda olsa birikmiş duyguların sevinçlerini salıyorsun meçhul yolculuğa
Son sigaram olmanı ne çok isterdim
Akşam bıraktım deyip te
Sabah tekrar yaktığım
Günümü ömrümü paylaştığım sigaram
Olmanı ne çok isterdim
Ben köylü çocuğuyum
Anlamam entrikadan
Sahtekarlıktan iki yüzlülükten
Doğruyu bir bilirim
Severim hiç sır katsız
Karanlık çıkmaz sokağının ortasındayım şimdi
Ne geri dönebiliyorum
Nede yürüyebilmek için umudum var
Ne gözüm görüyor nede sevgim yetiyor sana ulaşmaya
Korkularımı salıyorsun sıkılmış ruhuma
Sanma ki dünya sensiz olmuyor
Oluyor tabi ki oluyor da
Hani helvanın şekeri az olur ya
Onun gibi oluyor
Günler geçmiyor sanma
Gördüklerim nedir ki bu dünyada
Yaşadıklarım bir fındık kabuğunu doldurur
Kopan fırtınalar sivri sineğin kanat esintisi
Ne yaşadım sanki
Hangi gönülde taht kurdum
Hangi dosta ilaç oldum
Seni öyle sevdim ki
Gönlüme taht yaptığım yavuklumdan
Geleceğim dediğim yavrumdan
Allah’ın verdiği candan önde tutarım seni
Toprağının üstüne al bayrağın gölgesi düşmüş
Masam dağınık,odam dağınık
Düşünceler dağınık bu gece
Hatıralar bir bir gelir gözüm önüne
Öpüşür teselli bulurum resimlerinle
Kaç gecedir hayalin gözlerimde
Çiçeğin suya hasretliğini bilir misin
Ya küçük çocuğun annesine özlemini
Üşüyen donmak üzere olanın sıcağa
Hatta bir barakaya özlemini bilir misin
Bilir misin aç insanın ekmeğe olan özlemini
Sıcak bir çorbanın onun için değerini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!