Gözümüz burnumuzun dibinde
Dudağımız hemen alt eteğinde
Çenemiz bir parmak aralığı bitişikte
Yanağına iğne batmış insan ol etkilenme
Ruhumuz bedenin her bir zerresinde
Ayrılık bana sitem bana
Hasretlik bana kahır bana
Çile bana sevda bana
Gönül yarası bu, aşk bana
Korkular sarmış benliğimi
Kaçmak bana
Haykırmak istiyorum
Duysun bütün sevildiğini zannedenler
Duysun sevdim diyen döneklerin işini
Aldatmak oluyormuş kanlarında taşıyormuşlar ihaneti
Sevda sadece eğlenmekmiş
Ne kadar çiçek ismi varsa saymak istiyorum
Bahçede yetişen. dağda yetişen,vadide ve yaylada yetişen
Hepsini ama hepsini saymak geliyor içimden
Ama birini ayrıca söylemek istiyorum
Seni
Çiçeklerin dertlere deva olduğunu okudum
Ben aşka tövbeliyim
Debremlere alışsada bedenim
Seller bassada toprağımı,acılar yalan olup gidiyor
Ben sensizliğe tövbeliyim
Çok istemiştimya seni
Soğuk bir rüzgardı seni bana getiren
Ateşi küllenmeye başlamış şömineydim
Açtın ellerini ısıttın önce
Sonra yavaş yavaş bedenin ısındı
Üşümüştün ve soğuktan uzak olmak istemiştin.
Vakit öyle bir vakit ki
Çay gibi demini almış
Kervan gibi yükü sarılmış
Havadaki bulut gibi nemi dolu
Uyku barınmaz olmuş gözlerde
Bilinir aslında
Bilinirde yaşanmayınca anlaşılmaz
Nasıl da yakın birer dostmuş meğer
Bir birine zıt ve birbirine kardeş
Kar ve zarar gibi
Yan yana iki farklı oyuncu
Bir zorbadır hayat yaban gülünün dalında
Gecenin koynunda solgun düşler ışık vermez
Baht dediğin iki dudak ucunda söylenemeyen bir çift söz
Bitmeyen ayrılık, gülmeye hasret dudaklar yaban gülünün dalında
Bir zorbadır hayat aşkın tohumu atılmış kalplerin ocağında
Ne istediğini bilmek ne zormuş
İstediğini söylemekte öyle
Anlatmak daha da zormuş meğer
Zaman ne çok değişmiş devir başkaymış meğer
Sevgiyi aramak kayıpmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!