Gücüm yetene kadar seveceğim seni
Ayaklarımın üzerinde hayata dik durana kadar
Ölüm gelmeden kapıma,beni benden almadan
Yalnız koymayacağım seni yolunda,seveceğim ölüme kadar
Yağmurlar kadar seveceğim seni
Güle güle kadınım
Bir ömür saadetler yolunda koşsada gönlüm
Sana veriyorum gittiğin yerde
Benim seni esirgediğim gibi esirge
Bir ömür seni kıyamadığım gibi kıyma
Bütün aynaları kırmışlar
Gittiğim hiçbir yerde bulamıyorum
Göremiyorum da senin için akıttığım göz yaşlarımı
Sadece elime alıp bakıyorum ıslaklığa dalıp gidiyorum
Her bir zerrede sevgimin parçalarını hissediyorum
Yaşanmışlığın acılarıyla karışmış
Zaman rüzgarında uçuşuyor umutlar
Düşünceler yorgun,
Gecenin koynunda darmadağın olmuş umutlar
Hasret yolunda yürüyor bu beden ayaklar yorgun
Gözlerin feri gitmiş,pınarları isyanda
Kirpikleri ok olan güzel
Kirpiklerinin altında saklananlar değil seni bu denli asil kılan
Dolgun saçların hiç değil seni bu kadar güzel yapan
İçinde yaşattığın duygular mı ki seni asil kılan
Nedir mızrak bakışlarındaki sır
Akvaryum içindeki balık kadar özgür
Suyu verilmemiş gül kadarda canlı
Denizin dibinde oksijeni bitmiş
Dalgıç kadar tedirgin ve ümitsiz bu gönül
Bilmediği diyarlarda kaybolan
Harman olmuş darmadağın herbir yer
Güz kuşları gibi gönül göçmek ister
Buralar soğuk ve sana uzak
Solmuş yaprak gibi gönül dalından kopup gitmek ister
Doğuştan var olan hakları kullanıyor insan
İnsan olmanın verdiği hakları
Nasıl seçme hakkı varsa
Seçilme hakkı da olmalı en doğalından
En doğal ihtiyaçları yeme, içme gibi
Senin var olduğunu.
Birlikte yapabileceklerimizi,
Beraber gezeceğimiz yerleri düşündüm,
Her şey benim istediğim gibiydi.
Aslında her şey güzeldi de
Ta ki;
Dar ağacına giden mahkumum
Ellerimde kanun kelepçesi
Yüreğimde vurduğun kilit
Vücudum titrek, ayaklarım yeri sürümekte
Ben de geliyorum efkarını yenemeyenler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!