Annenin doğum sancısı gibi
Toprağın bağrından
Utangaç ve bütün masumiyetiyle
Çıkıveren bir çiçek olmak
O kadar acı ve uğraşa değecek
Bomboş gelen dünyada bir ömür bulmak
Güller sersem yoluna
Güle eziyet etmez çiğnemezsin
Gecenin koynunda soğurken duygular
yaşam savaşında ezilirken her bir yan
Akan göz yaşı
Kanla beslenirken
İnsan olmaktan mutlu olamazsın
Huzur arayamazsın yaşamda
Güneşi sevmiyorsan da
Gitmeyi unuttuğum yıkık iskeleye
Dalgaların eziyetini görebilmek için
Uğradım sensizlikte
Yürüdüm en uç noktaya
Uzattım ayaklarımı
Uzayıp gidiyormuş zaman
Yaşananlardan artakalan mı yoksa uzayan
Yoksa,bir goncada saklı olanı
Yada,sakladıklarımız mı yaşantılarda zamanı uzatan
Bir varmış bir yokmuş misali aslında insan
Bütün aynaları kırmışlar
Gittiğim hiçbir yerde bulamıyorum
Göremiyorum da senin için akıttığım göz yaşlarımı
Sadece elime alıp bakıyorum ıslaklığa dalıp gidiyorum
Her bir zerrede sevgimin parçalarını hissediyorum
Yaşanmışlığın acılarıyla karışmış
Zaman rüzgarında uçuşuyor umutlar
Düşünceler yorgun,
Gecenin koynunda darmadağın olmuş umutlar
Hasret yolunda yürüyor bu beden ayaklar yorgun
Gözlerin feri gitmiş,pınarları isyanda
Gücüm yetene kadar seveceğim seni
Ayaklarımın üzerinde hayata dik durana kadar
Ölüm gelmeden kapıma,beni benden almadan
Yalnız koymayacağım seni yolunda,seveceğim ölüme kadar
Yağmurlar kadar seveceğim seni
Güle güle kadınım
Bir ömür saadetler yolunda koşsada gönlüm
Sana veriyorum gittiğin yerde
Benim seni esirgediğim gibi esirge
Bir ömür seni kıyamadığım gibi kıyma
Kirpikleri ok olan güzel
Kirpiklerinin altında saklananlar değil seni bu denli asil kılan
Dolgun saçların hiç değil seni bu kadar güzel yapan
İçinde yaşattığın duygular mı ki seni asil kılan
Nedir mızrak bakışlarındaki sır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!