hey çocuk!
neden üzgünsün?
sana şiirden uçurtma yapayım,
ister misin?
salalım gökyüzüne
Bütün dünya silahları sussunlar
Şiirle çıkıyor sesimiz şimdi
Savaş, kavga, gürültüler yok olsun
Şiirle çıkıyor sesimiz şimdi
Uyaklı, uyaksız, aruz ve hece
gurbet kuşlarıyız, diyordun
sinemizde, memleket hasreti...
en iyi sen anlarsın halimden
umdum ki ey sevgili!
hani ezik yetişmişiz ya!
Aslında, kahvedir gözlerinin rengi
Gündüzleri
Saçları gibi hafif
Kestaneye çalınır koyusundan...
Bıraksan, dalga dalga her gece
Açılın kapılar; bunalıyorum!
Işıksız dünyada kalamıyorum
Dökülsün duvarlar, çöksün binalar
Nefes alamadan veremiyorum
Dumanlı dağların karı başımda
Gönül demişler buna
Neşesi kimi çeker, belli mi olur!
Ne zaman ağlar, ne zaman güler
Ne zaman mutlu olur, neyle avunur
Ne zaman dinlenir, ne zaman havalanır
Ne zaman, hangi dala konar, kim bilir?
İsmail’e inen Koç'tan beri
kurbanlar melerdi
o sebeple
bütün kuzular birer melekti...
ve, sürüye sayılmak
bugünki gibi, ayıp değildi.
Güzel bir yaşantın yoksa
Güzel bir evin olsun
Beyaz çamaşırlara asılı
Mandal gibi sıkı düşlerin...
Tapusu olmasın, ne çıkar?
kendine zaman ver
tanı insanları…
nasıl olsa küçüğüm
gün gelir
ak ense, kara ense
belli eder kendini
Siz, iki sevgili gibi sahilde
boyun boyuna vermiş körpe ağaçlar!
bir yanınızda, bütün ışıklarıyla
görkemli şehir;
bir yanınızda, deniz...
iyot kokularıyla




-
Cavidan Burcu Karakaya
-
Asef Zubeyr Korkmazoğlu
-
Bir Mim Kemal Ertuğrul
Tüm YorumlarEsma cım uzun zaman sonra döndüm.. sana ulaşamıyorum.. gel yine.. sevgiler..
diyecek hiçbir şey bulamıyorum, ben şair değilimki yuregımdekılerı yazıya dokuvereyım.
Sözcüklerle oynamayı seviyor Esma,hayatla dalga geçmeyi.Zaten şairin işlevi de bu değil midir,çaktırmadan sezdirmek ve bunu çok güzel koyuyor yazdıklarında, söylemiyle,töresiyle Anadolu tatları da katarak şiirlerine..
Kalemine kuvvet diyorum sevgili Esma..
Sevgilerimimle
Mim Kemal Ert ...