Öyle bir an geldi ki
Senden çok, seni özlemeyi özledim
Öyle bir yerdeyim ki seni düşünürken göremiyorum seni bile
Kavuşmak mı adaleti sevginin,
Yoksa hayaliyle murada ermek mi sevdiğinin?
Sevgili yanı başındayken ona özlem duymak mı?
Var mı ölümü öldüren bir sevgi?
Yaşam mı kutsanmış, yoksa ölmek mi?
Kimin için yaşayıp, öldüğündür sevi
Ateşe dokunmak mıdır yanmak?
Senin için yanan ateşten
Yıllardır kendimi aradım
Boş sokaklarda,
Yalnızdım, seviyorum diyen
Duraklarda...
Beklemedim kimseyi,
Seni, beklediğim kadar...
Sevmiyorum seni
Duy da inan-ma
Görmediğin kadar,
Duymadığın kadar,
Hatta, "Seviyorum Seni!.."derken
Hücrelerin kadar...
Sigaramın bacası olmayan dumanı
Hayatımın öylece yaşayan, ıslanmamış limanı
Seninle dinecek susuzluğu kalbimin
Sensin hayatımın anlamı
Batışını seyrettim yıllarca, kızıl kıyamet cennetin içinde yanmadan kül oluşumu
Şimdi gidiyorsun, Durma git,
Beni benden aldığın gibi...
Seni de al git
Adanmış bir ruhun kefareti,
Hatırası kalsın, sende
Son dediğinde yeniden başlar hayat
Çaresizliğin en dibinde, karanlığın içinde
Aydınlanır sema, şimşekler çakar yüreğinde
Yağmur olur gözlerin, damla damla...
Can verir sana göz yaşlarında büyüttüğün kardelenler
Sözlere inanma
Sözde yaşanmaz, sevgi
Değer verdiğin mum gibi erirken,
ışığında seni seyretmeye doyamıyorsa
Dönüşü olmayan bir yoldasın
Yapman gereken, öylece çekip gitmektir
Eskisi gibi tadın, tuzun yoksa
Yoklara karışmışsa varlığın
Aynalar aynasız, sözler sahipsiz
Bırakmışsa seni seninle; bir başına
Sen de çekip gitme
El çekmişse dost bildiklerin
Geçmişim tecrübe,
Anım hikaye,
Gelecek mayası geçmişin;
Az önce yazdım seni
Şimdi ezbere okuyorum
Ne kadar sürer bilmiyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!