Aslında hep yanlış anladık
Seven terk-i diyar eyledi
Sevilen yar oldu yar(a)dan düştü
Gittiği gün candan düştü
Bilmez ki can değil, canan düştü
Can fedadır
Ahu ceylan bakışa
Bengisu, Mücella kanışa
Can fedadır
Bir katre, çeşm-i akına
Ya canım al, ya da canında can yap beni
Ya rüzgarım ol, ya da zemheride ısıt içinde beni
Gözlerinde yaş alan, sergüzeşt toprağım
Ocağı söndü sen diye, ateşinde...
Güller ağladı, gülüşüne
Geçip giden, geçmiştir, geçe kalan
Dün birmiştir, Gün ardın sıra bekleyen
Celladın arar, nerede o şimdiki zaman
Zaman mıdır alıkoyan yoksa insan mıdır
Yaşanmamışlığı inadına zamanda arayan?
Çimenler büyüsün isterim
Büyürken yeşile çalınsın gözlerin
Suyu çekilsin bulutların yüreğinden
İçerken gökyüzünde yağmurları
Çimen kokan gözlerinden
Değmesin didarına dar-ı efkar
Değmesin divane derun gam-ı ağyar
Sensin viran handa açan nevbahar,
Firkatin cihana derdeste zulümdür
Sensin gönlümün şah-ı iktidar.
Devşirme düzen, devrildi
Kaş kalemin ok kirpik keşmekeş
Göz, zoraki hükümdar avında
Gerildi, aciz saltanat tahtında
Hükmü celil, teneşirde zarafet
Olmaya devlet yıkan letafet
Doğru bildiğimiz yanlışlar yüzünden
Kadere teslimiyeti, gerçeklerle yüzleşmeye tercih ederiz
Doğru olmak zordur kardeşim
İstesen de doğrulamazsın
Kötürüm gezersin,
Celallenir, iyiyim dersin
Bileğin bükülmez
Ellerin cebinde, Yüreğinle gezersin
Dokunabilsen yüreğime çözülür gecenin düğümü
Kelâm, kifayetsiz susar sözüne
Karanlığım secde eder kirpiklerine
Ferim sürülmüşken gözlerine
Seraba uyanır kıyametim gülüşünde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!