Gölgesi olmayan bir devim, cüceler ülkesinde,
Sığamıyorum kâinata, evren dar geliyor fikrime
Ya dünyayı yutar bu içimde büyüyen aklı selim,
Ya da kendi girdabımda sonsuzluğa sızarım.
Zamana sığmayan bir an gibi gerilmişim
Gönül, sırça köşkün kapısıdır
An beyan, meşk edip giremezsin!
Anda yâr bilip, yâr geçemezsin
Eyvahında ah eden kilit, zamandır
Sultanda olsan, gönül tahtında
Payidar, yâr olamazsın!..
Tomurcuk gül açmışken
Etme, eyleme şikayet Gülizar
Dikeni gözümde, gül eylemişim
Ar gelmesin yürek, tomurcuk açar
Gönül dalında bülbül eylemişim
Meyve veren ağaç; taşlanır yüreğim
Yeter ki, yüreğin taş olmasın
Köklerin sağlamsa, merhametine engel olmayı beceremiyorsan üzülme sakın
İhtiyacın olan güneşi sevgin, yağmurları; gozyaşlarn hak ettiğin noktaya taşır yeter ki, ümitsiz olma...
Hava-dar mekansız tümsekler
Havasız hamında düşen yüksekler
Havanda dövülür, ali yürekler
Ateş külünde, köz sırda söner
Alem narı aşkın özünde döner
Hayatın varsa şifresi
Yalandır inkarda gerçeğin cilvesi
Doğrultamadan etinde kemiği
Batsın dünya, kıyıda batan gemi
Bilmenin bilgece esareti
Hayat seni benden aldı
Bilmem bende, ne kaldı
Yoktum, suretim yalandı
Gittiğin gün, güneşim yandı
Yandı su, asuman karardı
Her şey, sana dair
Tüm yokuşlar sana aittir
Sende biter
Yazılmamış senli sayfalar
Sana dair, seni söyler
Hiçbir şey değilim
Doğduğum gibiyim
Güneş, bazen doğacak;
Batsa da gün, masmavi olacak
Olmak için erken...
Kaybetmeden bulduğum,
Kimse değilim
Hiç kimse de kaybetmedim kendimi
Kimliksiz aidiyettir
Hiçlikte kefensiz Hürriyet için ebediyet
Hiç kimse de kaybetmedim kendimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!