Aşkın kimi, kimsesi yoktur
Kimyası, yası vardır
Bilinmeyeninde tekten
Pimi çekilmeye göreceli
Nakıştır akışında yüreğe işlemeli
Aşkın meşk eden izdivacı
Üç günde, yıkar evi ocağı
Vuslat bulaydı, efsunlu ilacı
İksiri bağdatta aranmazdı
Ferhat olsaydı, şirin aşkı
Aşkın rengi mavi
Kanatlanıp uçmak gibi
Rengi değildir gözlerin,
Kaybolmaktır derinlerinde
Gök mavisi yüreğin...
Yarin uykusunda hülyaya dalma...
Uyur gezer, uykusuz, naçar olursun
Üstüne alma, işveli nazı, ceylan bakışı
Güle vurulup, dikeninde ararsın muradını...
Koştukça peşinden, kıymete bindim sanırsın
Telafisi olmayan yarınların
Dünlerinde buluşalım
Yitip giden yaralı sevdaların
Enkazında arşa tutunalım
Teselli avutmadan pişmanlığı
Martılar kuşatsın sevdaları
Aşk kim?
Kimsesi kim?
Kimliksiz bir aidiyet
Aitsiz teslimiyet
Prangalar eskiten hasret
Kutsanmış hürriyet
Aşk Kim?
Aşk, üç harfin yalnız
Sonsuzlukta,
Yekten kaybedilmiş
En saf halidir
Aşklar Sevgide Biter
Senle, sensiz lakin hep sessiz
Giderken, sol yanın aşktır
Suskun, vakur, yaralı
Diğer yarın, yarım kaldı
Aşk nedir,
Bilir misin sevdiceğim?
Kimsesiz bir hiçliğin
Damarlarında taşınmaktır
İnceden kılcal, hücrelerin
Zerresine, tüm benliğinle...
Aşk ölmez, öldürür ölümü,
Zaman unuturken gidenleri,
Aşk, ezelden ebedi kılar ömrünü.
Ne fırtınalar söndürür o kutsal közü,
Ne karanlık-lar yutabilir içindeki gün-yüzünü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!