Ruhumuzda saklıdır o en derin susuşlar.
Suskunluğunda susmayan uçurumdur, haykırışlar
Bir kere düşmüşse gözlerin ateşine
Gölgeler silinir düşkünlüğün, sevda mülkünde
Gözler konuşur nefessiz tek hecede
Sabret, Bugünlerde geçecek
Üstüne alma, geçip gidecek
Sabret, Edep ardır, büyürken kısalır
Zaman azdır, kul hakka dayanır
Sahibi değilsin sevdiklerinin
Ait olduğun kadar terk edildin
Vazgeçtiğinde Sev-il-meyi öğrendin
Sahibi değilsin Sevdiklerinin
Ait olduğun kadar terk edildin
Sahip olamadığın kadar aittin
Verdin olmadı, Var-dın yâr; olmadı
Vazgeçtiğinde, vazgeçilemeyendin
Ne zaman geçtin, gitti baharın
Sahibin arar sahipsiz kimliğin
Yüzler yanıltır yüzsüzse aslın
Aynada yitip giden külâhın
Önünde tahttan düşen aklın
Suretin redd-i hüsrandır düşkünlüğüne
Sanma, sandığın sanrılar savunur seni
Sahi sahibi Sen misin?
Sahici, savunmasız sergüzeşt şahitliğin
Sahte Sen'ler sorgulamasa da seni
Sessizlikte sesin, susturur süslü saadetini
Gülüşünde seyre daldım kederini
Seyircisiz sahnede başrol senin
Yaşadığın ömürlük bir dram, senin için
Çok uğraştığın halde gizleyemiyorsun
Gülüşünde aydınlanır karanlık matemin
Saki
Aşk kadehin fani
Gözlerin kan çanağı
Üzüm korusu
Mayasıl yüreğim
Salkım salkım
Saatler cansız, cam kırıkları gibi batar-ken
Düşlere...
Çığ olur sana susuzluğum
Boğazımda Çığlıklarım yudum yudum
Sen susarsın, aşk içen yeminler
Dar ağacında can verir
Şaşırdım nicedir halim;
Görmeyeli, görmez olmuş
Susmuş;
İşittiklerini, duymaz olmuş
Açmış;
Bağrı yanık sinesini, Közden olmuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!