Seni görmeden,göremeden gidiyorum ama
Görmezden geliyorum yokluğunu.
Aklımda,gönlümde,ömrümde yüzün...
Sesine düştüm
Rengine hasret gecelerin sessizliğinde.
Her şarkı başladığı yerde biter
Ve şiirler yazanın değildir artık
Ulaşmıştır dünyanın en masum gecesinde
Yitip giden bir aşkın suretine...
Kuşatıldı dört yanım gülüşünün sesiyle
Ben sana koşuyorum sen yıldızlara sığınıyorsun
Gülüşün ömrümün orta yerinde...
Yer ile yeksan düşlerden,
Ağlayarak geçen bir ömürden,
Yalnızlık,koca bir boşluk
Sırra kadem basmış anıların soğukluğuyla beslenen,
Yıkılan duvarlara yaslanmış umut,
Çaresiz şarkıların imkansız gözyaşları,
Ölümüne sessizliğin sağır eden çığlığı,
Vatanından kovulmuş hayallerin tek sığınağı...
Mecbur bir ağıt
Yazık bir yaşam
Sevişir öğlenin bir vakti tenim rüzgarla
Ellerim kanar,
Gözlerim şişer
Lanetli bir sabahtır ağıdımdaki kin
Ay söndüğünde ellerindeki filmi izleyemedim.
Şarkıları susmuştu,
Nehirleri kanla yıkandı gönlümün...
Uzun uzun bakışlarıyla sarıldı hayata gözlerim
Sana sımsıkı baktı,en derinden baktı,sade baktı...
Tüm bahanelerim çaresiz
Senden uzaklaşabilmek adına...
Gözlerimin derinliklerinde saklı gülüşün
Sana boğulmuşum ey yar!
Sana ağlamışım gecelerce,günlerce
Bol hüzünlü bir yağmur yağıyor şimdi dışarıda
Avucumda biriktirdiğim sevinçlerim
Savrulup gidiyor koynunda yağan yağmurun
Tüm sevinçlerim sırılsıklam şimdi.
Haybeden konuşmuyorum
Gerçeklerini anlatıyorum hayatın
Yazmak istediğim bir çok şeyde engellendim
Yazamadıklarımsa zaten beni bulmamıştı...
Sonranın ötesinde bir yerde saklı aslında
Cam buğularından yaksun
Yoksul bir sevda...
Yatağı boş,
Çayı zamansız
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!