Gelmek, neticenin tezahürü,
Güzel gelişler yazsak mesela seninle
Ya da çocukluğumuz yeniden masum trajik sondan kurtulsa
Laleler koksa bahçelerimiz,
Güzellik yapardı bize güzel
Gel de davet edelim kimliğimizi geçmişe...
Belki mevsimi değil yakarışların,
Hüzün bile dile gelir
Sen bahar olsan,
Ben senin olsam,
Mevsimler benim
O zaman keder bırakır kendini
Çeşitli hüzün kalıplarına muhtelif akşam vakitlerinde
Leylak kokulu topraklara uzanırdık.
Gayet Mecnun gibi kişiliklere bürünürdük,
Günebakanlar güneş yağmurlarını beklerken
Çocukluk hayallerine kimlik uydururduk
Rüya bana bakardı,
Sen bana gülümseseydin,
Ya da mevsimlerden bahar olsaydı...
Bir gülümseme için nefessiz bir çağrıya kaptırmasaydım kendimi
Ya da vakitlerden akşamüstü olsaydı...
Bana maviler mi getirdin ikliminden,
Bir daha göremezmişim gibi.
Yoksa ellerinde olan yalnızca taze sabahlar mı?
Baharlar olmazsa,
Ya da bana şarkılar söylese bir kadın sesi,
Gülümsemek için alınan nefesler bile yıldıramaz beni
Bir yudum ben,
Bir yudum sen,
Bir yudum da akşam sefası
Karartıların arasından uzat elini
Bir yudum zamandan ilave edelim üzerine
Bana nefesten soluk aldıran kayıplarımla
Yek sükün serseriliğe bürünüyorum
Ben olsam utanırım nazarıyla
Bu nasıl öğrenci?
Karartı ile bakıyor hayata
Belki karartı kendisi
Bir vedanın kaybındayım hey hat!
Ya da simsiyahtan hallice bir grimsi kederin,
Her yalnızlık kırıntısına selam duruşumun,
Bazen esintili, bazen keyifsiz ya da yarı keyifli gülümsemelerle;
Yalnızlığım...
Sürekli güneşsiz bir sabah yağmuru na her daim uyandığım bir Karadeniz yeşilinden
Ellerinde çizgileriyle dolaşır beyaz önlüklüler
İhtimalleriyle görürler
Umutla bekler birileri hastane koridorlarında
Güzel bir haberin verdiği o şahane senfoniyi...
Bir Kudüs olsun her şehir,
Çünkü her evlat bir Kudüs kadar sevilir mesela,
Cennet serilir ayaklar altına,
Ne yüce lütuftur bu hey hat,
Gölgesinde serinlemek ne güzel
Her anneye bir Kudüs sevdası verilir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!