Yakutlarla bezenmiş geçmişteki tüm teselliler,
Muntazam bir yarının tam ortasında kimsesizlik belirtisi kat sayısı altında,
Gülümsemek var şimdi...
Ne güzel!
Ölüm dediğin aniden gelir
Ve şimdiden ve-aleykümselam.
Hâlbuki çocuk olmak güzeldir
Yoksa vaz mı geçmeliyim ondan?
Doğuda...
10 AĞUSTOS 2015
DOĞUBAYAZIT/AĞRI
Acıların çocuğu olarak büyütülmüş vaziyet-i ahvale sürülmüş birkaç çocuk kırıntısından ibaret kalmış şehir mahalleleri,
Ben acınası mahallenin kederli Arnavut kaldırımlı sokaklarına sürülen kenarı ince çöp kovasının yanı başında
Ve ben aynı kahvaltı sofrasına uyandırılmış karamsar genç...
Üç beş sokak çocuğu birleşiminden oluşmuş mahalle takımlarından japon kale oyuncuları çıkardı zamanında,
Kaybolmuş hüzünlü bir gün batımına nazır eve dönülürdü
Beyazlar kırmızılarının peşinden giderdi
Baharlar yaşanırken
Ama hiç bir beyaz
Bir ölümlünün kırmızısı olmadı...
10 AĞUSTOS 2015 DOĞUBAYAZIT
Beyaz ölümlüler görünüyor kırmızılar altında,
Mavi gökyüzüne inanmaz olduk.
Ya yalnız kalır çoğu kez;
Ya da yalnızlığın kendisi bir ölme biçimidir.
10 AĞUSTOS 2015/DOĞUBAYAZIT
Yaşamak kadar ölmektedir insan
Çünkü tüm ölüler bir gün gömülür.
Yahut yaşamak gizli bir istektir ölüme,
Ölmek anlamlı olmalı,
Boşa mı ölüyoruz burada?
İnsan alışkın olur bazen yalnızlığa,
Yalnızca, yalnızken yalnızlığı ile yaşar.
Nefes almak da yalnızca yalnızlık ile mümkündür...
12 AĞUSTOS 2015
DOĞUBAYAZIT/AĞRI
Şehirlerarası bir yalnızlık molası
Yalnızlık kadar keder eklenir yemeklerine
Siz, yağmurlu zaman dilimlerine gülümseyerek bakıyorken
Gündüzleri ölüm anını anlatır gün doğumu
Ve yine nefessizlik...
Kardeş olmuş hüzünler bile,
Düşmanlık kan kokusuna dönüştü
Sonra aynı safta olurlar
Bir cuma günü...
Yeşil rüyalar görüyorum geceleri
Yoksa şahit mi olacağım şehadete?
13 AĞUSTOS 2015 /DOĞUBAYAZIT/AĞRI




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!