Kendi içerisinde barışık bir kimlik karmaşası
Ya da yeniden anlamsızlık
Kederlerin içinde kaybolan melun temaşa
Ölüm bir çığlık gibi arkamdan geliyor
Gündüz düşlerine nazır mutluluk
Ve gecelere yalnızlık...
En uzun günü ömrümün
Ve bahar aynı şarkılarda
Sanki leylaklar gizledim gönül bahçeme
Hüzün kokar titrek mısralar
Günlerden huzur
Ve güzel bir gün
Baharlar vardı o zamanlar
Ve biz her sabah mağlubiyetlere uyanırdık...
Aniden gelir mavi kederler
Ve ben keyfini çıkarıyorum yalnızca
Sabahki düş kırıklığının...
Bir nezaket yorgunluğu gizli bedenimde
Beni yalnızlığa terk etti
Sokak arasındaki gülümseme alışverişine neden olan varlık kırıntısı...
Sevda omuzlarımda
Aynı haykırışları görüyorum
Bir bakıma kader
Bir bakıma üzüntü
Bir nefes aralığında sevmişim yalnızca
Aynı ses aralıklarıyla haykırmışım hayal dünyama
Satırlar dolusu yazılan tüm yazılar
Başlık ister yeniden
Ancak hikaye ilk sözcükte biter.
Yalnızlık...
Şehrin en yoksul kaldırımlarından birinde
Kayıplarımı arıyorum
Bırakmaz beni bu güzel son
Art niyetli ama,
Nezaketen söylediğim yalnızlık söylemleri...
Nerede o gizlediğim çağ dışılık belirtilerim?
Sanki ayrı bir aynılık taşır kendi içinde
Hâlbuki tedavülden kaldırılmıştır
Şimdiki o malum senfoni
Yalnızlığın esaretinde...
Gizemli bir kaç kelam ederken
Bıraktım bir köşeye
Umut etmenin ciddiyetini
Kederlerin de en kederlisi ile
Ya da gülümsemekle
Sessizlik hâkimdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!