Aşk ile yansam evladır;
Yahut letafet...
Kimyevi zaruretler bulur beni şimdi,
Ya da birtakım yoksunluk birikintileri,
Kimse bulamaz çözümü.
Aşk ile yansam evladır,
Zaten sıradanlığından da sıradan bir gün,
Yahut sadelikli bir keder provası
İnsan,
-ki kendisi mahlukat-ı şahaneleri-
Ölümlerin en güzeline liyakat ister...
Ömür verilir nefes alınır
Sadelikle,
Sessiz bir kıvılcım
Ve Akdeniz mavisine benzer bir gece
Travmatik karanlığın ortasında öylece duran bedenim
Veda zamanı gelmiştir
Kırmızıların arasında bir hanımefendi
Kalbimden; doğan güne inat bir vakitlerin tam ortasında
Yeniden gülümseme belirdi yüzümde
Ve hep alacakaranlığın belli belirsiz kimliğinde
Ne siyahi ne beyazımsı
Her yer grimsi
Sanki gülümsemek ile ağlamak arasında kalmak gibi
Sessizce bir çığlığın garantisiydi gün doğumu
Pek tabi alımlı bir alacakaranlık bizimkisi
Vedalarını yeni tüketmiş bir gölge
Yahut şimdisiz yarını kovalayan haylaz genç
Hepsi ben, hepsi bir şahıs zamirinde
"Keder" diye ruhuma emanet edilen veryansın
Bazen;
Kabuklarımdan sıyrılıp kaybolduğum zamanlar hatırına
Bir kara parçası düşlüyorum
Biraz bozkır ekelim üstüne
Kahverengi toprakları olsun
Üzerinde sararmış otları
Zamansız, böyle aheste bir keder
Yahut niyesiz ölüm
Her anlam ayrı bir niyet ve niyesiz ölüm,
Niyesiz ölüm
Hep ölüm...
Zamansız, böyle aheste bir keder
Sorgusuz sualsiz bir kaç harfi sıralasam
Vedaya nazır olmasa kelimelerim
Anlamı olsa
Ama ağlamaklı ve umutsuz olmasa satır aralarındaki anlamsız işaretlemeler
Noktalamalar sövmese kalemime bir kere olsun
Peş peşe
Peşinden bir kaygı daha
O kadar garantisi var mı?
Biraz fazla küçümsüyorum galiba
Ölüm kelimesinin manasının silüetini
Aynı şarkıları söylüyoruz yine
Mevsimler hep aynı
"Sıradan bir yaşantı" diyelim gitsin
Noktalama işaretleri bile aynı
Oysa nidalar atardık eskiden,
Kelimeler kifayetsiz kalırdı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!