O gün Millet Meclisi Kuruldu,
Ya istiklal ya ölüm denildi.
Düşman işgaline karşı,
Bir çok şehitler verildi.
Bir 29 Ekim günü,
Ben yağmurun çocuğuyum.
Bulutların bir araya geldikleri gün
gelmişim dünyaya
Yağmur yağmış ıslanmışım.
Ben sıcakların çocuğuyum.
Şimdi dışarıda çocuklar oyunlar oynuyor.
Anneleri bilmem kaç kez çağırıyor onları.
Ama gitmek istemedikleri gibi çocukların.
Bende seni almadan gitmek istemiyorum.
Şimdi dışarıda gün kararıyor. Biraz uzun, biraz kısa.
Sen mi geldin Kadir bey?
Çok üzgün görünüyorsun. Neyin var?
Yoksa yine mi gelmedi çocukların.
Bilirim büyük acıdır görüş günü unutulmak.
Neden gelmediler bilir misin?
Söküp attığını sandığın gün kalbinden beni.
Geriye sevgimin tohumu kalır.
Fark edemezsin.
Öldürdüğünü sandığın o gün.
Her damla suda yeniden doğarım.
Bıraktığım tohumum büyür topraklarında.
Şiir defterim vardı bir zamanlar
İçerisinde yazılmış ama okunmamışları bile var
Bir de o defterin içinde kuruttuğum gül yaprakları
Defter yapraklarımı yırtmak o kadar acı geldi ki
Sana bugün bile anlatamam
Doğa uyanıyor.
Her yanda yeşil
Çiçek kokuları var.
Bak işte çocuklar oyunlar oynuyorlar
Bak görüyor musun?
Doğaya koşuyorlar.
Benim besleyemediğim yırtıcı kuşlarım vardı.
Bir de senin sevgin vardı büyütemediğim.
Bahçemde koparamadığım güllerim vardı.
Hepsini koparttım. Bir tek seni koparamadım.
Coşkularım vardı sevinçlerim.
SENİN CANIN
S a ğ o l s u n
Bir sokak ortasında yada köşe başında ,
Bulacaksın bedenimi yıkılmış ve yorgun.
Yüzüm kırışmış gözlerim dolmuş olacak.
Buradan geçen adamı tanıyor musun?
Sana da tanıdık gelmedi mi?
Evet onlara çok benziyor.
Evet, evet mutlaka onlardan olmalı.
Nasılda gizleniyor bir peçe arkasına.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!