Engin Demirci Şiirleri - Şair Engin Demirci

Engin Demirci

Kaybedeni olmayan tek yarışmadır aşk...


Tutuyor ahımı zifiri karanlık, hüzne düşerken kartaneleri ödeşmek adetten kirli cümleler arasında. Bensiz yaşadın sustum, gece beni gizledi gündüzü sevmeye dermanım yok. Beyaz renklerle renklendiririm geceyi dudaktan kalbe, bir fikri savunur zühd ve takva. Kendini öğrenmeden, başka şeyler öğrenenler, hakiki manasını anlamak istemiyor hayatın. Mahrem bilgiler sunar kendi aklına güvenenler. Tefsir dersleri sunar şems vakti, farz-ı ayndır sevmek. Beni bekleyen ne aylak biriymiş gibi bır şey, çözümlerden başkası görünmeyen bir ortak nokta olabilir. En iyi şey seslendiği vakitte, kelimelerim var siz biliyorsunuz. Hep kendini hatırlatan ağır yenilgileri, susarak özlüyorum. Adı önemli değil, çay sefasından öğrendiğimiz bindirir bir gemiye gönlümüzü. Görünürde düşünmeye zorlayan özlemler her zaman özlenir, benden farklı olanla. Daha derin turkuazlar içinde daha derin unutursun bağırışlarını. Eksildığin yerde duyana söz geçiremez dokunuşlar, kalsın için içimde dindirsin diye yürek ağrını. Durmayacaksın uykuda terindeki zerrelere borçlusun, sevgiliye tomurcuklanan yanını. Madem ki, sızısı geçsin feri gelsin bir adım daha sönen arzularımın arkasına gel. Dağılır her yana kartaneleri gibi, seyre çıkıp nefes nefese, gölgede kalan anlamları b/akışlarınla bir araya getırebilir misin? Hiç olmasa varış yerine kadar mayalasan, anlamazdım öteki yüzleri. Mum ışığından hayaller gibi dağıl her yana, biri bana, biri nar'a, biri bize, dem dem hep aşk olsun.


Devamını Oku
Engin Demirci

Kendi kendine hangi oyunları oynuyorsun? ..


Parçalanmış insanın kimliğinı tanımlamak çok zor değil buyurdu Şahım. Seni başkalarından ayrıştıran aidiyetlerin, mekansal imgeler arasında kimse kimliğini bilemez hale gelmiş dedi Pirim. Bütünleşenler farklılaşır içerden ve dışardan, dünyaperestler arasında kendini ortaya koyarsan dedi Mirim. Ben o olmayansam, o 'da ben olamayandır dedi Meczup. Seni belirleyen manana eren insanlığın, öteki ve bizle konumlandırırsın hayata kendini, yitik bir yaşamın izlerisin dedi Zahit. Güzel günümüz sık sık sıkıcı ama çok da çarpıcı bir fark yaratmıyor, duygular hakikaten hakkını verdi dedi Hırkasız Derviş. Ayakların yerden kesilecek, lezzetli bir gece geçirmek tabii ki büyük marifet dedi Seyyah. Aklı gelişmiş şems vakti mükemmeli yakalayanlar benim için ilaç gibi kalbe dokunur, zaman da hüzne boğar dedi Garip Çoban. Fazla konuşma, fark ediyorum getirmek istediği noktaya doğrudan ulaşırsan biri olarak ol dedi Aklı Kıt Adam. Sükutumuzdan faydalanmayan sohbetimizden tat alamaz, çok hıkmet var az konuşmakta dedi İhtiyar Bilge. S/öz'deki tasarruflar belaları önler, senin dilin senin aslanındır, dikkat etmezsen seni parçalar, hasat et merhametinle dedi Deliler Şeyhi. Hidayet bulman için, kalbindeki katılığı bileme taşına tut ki gözyaşların bıcağı olsun bereketine dedi Fakir. Gayret de gayret sohbet etmen için indir omzundan benıni, selamete ermen için kendini sırtına alda gel aşkla aşka.


Devamını Oku
Engin Demirci

B/aşka bir yerde..


Halimizin izahı sosyal dokudan kaynaklanıyor buyurdu Şahım. Üzülme aşk seninle tanışmadıysa, o üzülsün dedi Pirim. Son vermekte karanlık hicret ederek gündüze doğru geceye. İnsanda sevgi güçlük çekiyordu, binbir düşünce yalnızlıkken dedi Mirim. Dünyaperestleri uyutmuştu yalnız çoktan. Yorgun düşmüş duygular anlaşılmaz halde uyuyakalmıştı kendini bekleyip durmaktan dedi İhtiyar Bilge. Elinde modellenenler, yardım umarcasına yanaştı gönül penceresine yalnızlığın dedi Zahit. Bön bön ne görüyor, kalbe ne yansıtıyor bakışın dedi Miskin. Gökyüzünde bulutlar örtmüştü yıldızları, ıssızlık kaçıncı katından, yıldırımlar meydan okurcasına hicret ediyordu yırtarken sessizliği dedi Aklı Kıt Adam. Canla bekliyordu toprak damlaları, kavuşacağı anı. Tam o anda, birdenbire biryerlerden çıkageldi bir önceki damlalar dedi Fakir. Neysen sözediyordu çiçeklerdekı damlalar, savrulan yapraklar, akan sular, tutkun mu tutkun dedi Hırkasız Derviş. Yırtıyordu karanlığı geceye meydan okuyan gecenin çobanları. Esmanın hikmeti okşuyor okşuyorken alnını karanlığın dedi Garip Çoban. Gözlerini yummuş düşlüyor, düşünüyordu, engin gönülleri dolgunca dudaklarına yansıyordu dokunuşların sık sık inlerken dedi Zahit. Alnına çiy mi yağmış, terli elleri akın akın gelen damlaları alıkoyuyor birden dudakları kendiliğinden. Bir çırpıda çayı yudumlayınca, anlamlı tek şeydi o an dedi Deliler Şeyhi.


Devamını Oku
Engin Demirci

Kendinden bile saklananlar...


Sonsuz bir hüznü keşfediyor seherde uyananlar. Suya yansıyan yüzünde kim var? Kaçamazsın ki! Çığlıklar çığlık çığlığa, cevapsız soruları kendine sormaktan vazgeç. Beni yaratan sensin ya rabbim, ama bu ben o değilim. Dinin gücünü bilen gecenin çobanları şems vakti duadalar. Hiçbir şey yaklaşmakta, ya olmalı gerçek aşk, ya yalnızca yalnızsan cimri davranma, belki bu gece, son gecenızdir. Avucumda sımsıkı sarmaladığım ışıktan, bin meşale doğar bir alevden. Benliğime sığınan düşünceler yangının rüzgarına yenik düşer. Yarım yamalak cümlelerle yol alıyorum. Sığınmacısı oluyorum aşka, gölgesinden kaçtığım hayat oyunlarından. Bir tufan gibi gece ibadetlerine infak eden cimrilik etmeden sübhanallahi ve bihamdihi, sübhanallahilazim diyen yanımla terazideyim. Zor çünkü hiçbir hayır, kendi yaşam öyküsüne ilişkin ya da kendine varıncaya kadar böyle olsun demez. Gönlünün aktığı ya da hoşlanmadığı şeylerden hiç çıkmadan hem de. Çok iyi tanıdığım insan ile aynı zamanda hayranlık, keyif, sevgi, rahatsızlık, öfke, saygı ve güvensizliğin birbirine karışan duygular taşıyarak dönüp dolaşıp dünyaperest olanları aşka denemek, hem çok zor hem de gerekli görünüyor bana. Bir çelişki dehası insan kendini çözümleyemiyor. Varıncaya kadar bütüne, biçimleri ya da karşıtlıkları ne olursa olsun, eşittir ademoğluyla. En baştan bir soru geliyor, kendısiyle meşgul olan aklımıza.


Devamını Oku
Engin Demirci

Bir yenilgiler tarihi oldu hz.insan...


Hafaza meleklerin ne diyor duyuyormusun? buyurdu Şahım. Yaşadığı hayatta farklılaşanlar şems vakti görünür kılınıyorlar dedi Pirim. Aşkın mevsiminin hazanı değiyor savrulan yaprakların zikrınden gecenin çobanlarına dedi Mirim. Sık sık içiçe geçiyor sıkışmış yanın, çok duruldun dönük olman gerek kendine dedi Meczup. Sıradan hayatın sorunlarını anlamak, yorumlamak, kendince çözümler önermek nedense uzağında kaldı ademoğlunun dedi İhtiyar Bilge. Günlük hayat, değil mi ki bireyleri öne çıkarır ve öncelikle hep onlardan sorulur, sorulmayan sorular dedi Zahit. İçin için coşan yanında gölgede kalabilecek kesitiydi duyguların hayatın dedi Miskin. Hep temel sorunlar vardır. Oysa tükettiklerin yanında, kıyıda köşede kalmış yanın da değilken sevgi, nasıl düzenlenecekti, közleşen alevlerin dedi Aklı Kıt Adam. Temel gereksinimin dokunamamak, birkaç yalnızlıl, bir kaç eşyan mıydı ya da neredeyse herkesi birbirine benzetecek giysilerle sınırlanabilir miydi sevgi? dedi Fakır. İçinde her şeyin, kendini yücelten yanın diktatörlüğünün aracı mı? dedi Seyyah. İçinden çıkılması olanaksız yanlışlarını bır yana bırakıp, engin bir gönüle soyun, beninle ilgilenmek daha anlamlı dedi Deliler Şeyhi. Kendi başına bağımsız kılıp, seni egemen kılan yanın değildir sevgi dedi Sufi. Teslimiyetler çoğaltılmış kendini yenile gizilgücün tanık oldukça sözümüze dedi Garip Çoban


Devamını Oku
Engin Demirci

Son derece gerçek bir sevgi...


Takvasını iste gönlüm hamdedenlerden olmak için buyurdu Şahım. Konuşmaya başlayan çocukların hali gibi duaya ellerini kaldır dedi Pirim. En müstesna yanını onunla süsle, onunla eda et geceyi, kısacası o her hayrın anahtarıdır dedi Mirim. Hangi erdemlerle donatıyorsun sevgini, ikram etmek için sevgiliye dedi Meczup. Solmayan beyaz renklilik sunar gece, sırlanarak süslenen gecenin çobanları mihrabından, kubbesine geçerken aşkın dedi Zahit. En güzel örneklerini görebilmek mümkündür şems vakti, günümüze kadar gelebilmiş engin gönüllerin dedi İhtiyar Bilge. O sözünden caymayana kulluk etmek bereketi artırır aşkta dedi Sufi. Gönül erbabın ne diyor arafta kalan yanına sevmenin zamanı dedi Fakir. Fecr'de El musebbetietül aşr'ı okumak, aşkın adabını ortaya koyar dedi Garip Çoban. Kartanesi kartanesi üstüne yürürken neyi ikaz ediyor susturulmuş yanımda, hangi hususta konuşmam için izin veriyor dedi Hırkasız Derviş. Aşkın yangınlardan alev alev cehalet yüreğimize düşüyor, ibret verici kar tanelerine bakıp bakıp kaldık suskunluklara dedi Aklı Kıt Adam. Bakmak, duymak yetmiyor s/öze gelmiş mevsım, dualar kendini bulur, sözündeki sevda mucızeyi usul usul anlatırken kartaneleri dedi Deliler Şeyhi. Hilal tam yerinde inerken makamından aleme melekler, ve üşüyor uykusunda bile hz ademoğlu dedi Miskin. Hece hece gece, vakti gelince yusuf nasıl ayrıldıysa züleyhadan, kalp bile aynı çarpmaz Şems ayrılır Mevlanadan


Devamını Oku
Engin Demirci

Yalın cümlelerle karmaşık duygular..


Daha ne isteriz ki, son cümle olsun sevgi. Kalbine karşı sesini yumuşat çünkü sonuçta anlatılan senin hikayendir. Hepsi de çok farklı bir bağlamda karşımıza çıkıyor için de özendirici veya kışkırtıcı kelimelerle dolu yaşamından, taşlar yerine oturuyor. Görünüyor ki, bu derde ortak olmamak mümkün değil. Oysa en çok içinde bir şey hissedene uzaksın. Öteki dünya için başkaldıran bedenler en çok sana benziyor. Ona gittiğinde, ne bir eksik ne bir fazlasın rehberliğine ihtiyacın var. Zorlukları ile eşit oranda haz veren duygularına, ortada bir ayna tutulmuşçasına birbirine yansıtan kaç bölüm. İlk dikkat çeken şey, başladığı noktaya dönmesi gibi, ileri ve geri giderek yansıyanlar. Amaç araya özne girmeden, sevgiyi gördükleri şekilde yaşamaktır. Sadece seyretmemize izin veren suretler, dış kabukları soyuldukça içini görmeye hak kazanlara, yavaşça açıyorla kendilerini. Kimin aklından nelerin geçtiği, insanların arasındaki ilişkinin ne olduğu, ancak gönülden diyaloglarla ortaya çıkıyor. Gizemini asla ilk seferde açmıyor kalpler, ancak her şey bileşik duygular gibi birbirlerine anlam katarak çözülduğünü görüyoruz. Yatakta uyanmak üzere olan iki kişilik fark ediyoruz. Büyük çoğunluğu terk ettiği yaşamlardan geride kalanlara sığınıyor geceleri. Hiç durmadan yağan yağmur yüzünden algısı zayıflamış toprağa benzer insanlar. Herkes nankörlüğüyle suç ortağı yanını suçlayarak, duygularıyla parçalanarak, yalnızlıktan nasibini fazlasıyla almış içe işleyen sevgisizlik.


Devamını Oku
Engin Demirci

Sözünü sakınmayan cümleler...

Kendini dışlanmış hisseden bir çocuğu, her şeyden çok değer verdığin, h/iç yokluğuyla hissettirir bir bilge. Pek sevmem dediğin bir anlatı aynanda süslenen yanların ne kadar naif ve açık sözlü sorgulamalarının ardındaki derin sezgilerle. Bu yeni arayışlarından biri, büyük değişimler getırir ateşinden alev koparma arzum. Dünyayı anlamaya çalışan bir çocuk olurdu engin özlemlerin. Hatta erdem hissettirir dokunuşlarının yokluğu. Sevimli ve güzel mutluluğun ve daha bir sürü ah'lar. En yakın arkadaşım gecenın çobanları, kendimi ne kadar tanıyorsam o kadar gölgesinde kalıyorum. Engel olamadığın alevlerin, sık sık bir b/aşka şey istiyor. Herkesin kendisini görmesi samimiyeti kayıp olan için içinde. Gel bir söyleşi yapalım, çok doğru bir şey söylesin alevli ateşin soluk soluğa bırakmaya kararlı. Bir dolu seni, bir b/akışta kucaklayabilmek için gözlerinden öperim. Ve bir köşende karşılaşırız mütevazi bir katkıyım. Zaman haklı çıkarır, kendiyle sonu belirsiz bir savaşın içine girenlerı. Biraz düşündükten sonra, gönlümüz de açılırdı. Beni bu davranışa mecbur bırakan cem nedir? Benliğim mi? Yaşamım mı? Sevgim mi? Ama yapılması gereken bir vazife var. O vakit, kimse bilmesin bu aramızda sır kalsın diyor geceden sızan bir ses. Çok şükür! Bir yere gitmem, her sabah doğar doğmaz sırrım açığa çıkacak! Bunu niye saklıyorsunuz? Söylemem, ama bu sır bende aşk emin olun.



Devamını Oku
Engin Demirci

Gönül avlusundaki masallar...


Zihnimi uyuşturan sen ile ben kendine has, anlatan ıle dinleyenin bir olduğu büyülü bir vakitte, göz göze geldiğimizde karıştırır gece bizi buyurdu Şahım. Ne kimsenin bağırması ne de çığlığı duyuluyor artık sevdiğim için söyleyeceğim bir düşünceye oturttuğum sevgiyi dedi Pirim. Bütün sesler, çiçekler, yıldızlar, kabirler bir gönderme yapıyor. Hak ettiğini söylemek mümkün, sedaların yutulduğu bir an yaşanıyor dedi Mirim. Mutlak bir sessizlikte kimliğini bulunca sona erer yalnızlık dedi Meczup. Sözcüklerle oynan bir oyun değil sevmek, okumaktır hep yanı başında duran sevgiliyi dedi Zahit. Zorlukla açılan kapının yarattığı simge değil, hiç açılmayacak endişesiyle her seferinde anahtar sokulan kapı, kolayca açılır şems vakti gelenin o olduğunu müjdeliyor dedi İhtiyar Bilge. Gözyaşı kapın kalp bağın mı? Birbirine sığınan sohbetlerin gönül rızasıylaysa, öyle bir yer ki sevgin, saçma bir şey olmaz dedi Garip Çoban. Bölünmek kadar saçma bir şey olamaz duygularının, gelip her bir fethettiği düşünülene teslim etmek varlığını muazzam önem taşır dedi Fakir. Ne fark eder ki? Ve kim bilir, ilk kez toprağın filizlenecekse dedi Hırkasız Derviş. İlham veren güneş dili olanlarda sevginin hüküm sürdügü hayat var, uzaklarda değil dedi Seyyah. Kalp atışını donatıyorsa düşündüğün,her gün güneş doğup batıyorsa gözlerinde, teninde ay tutuluyorsa, üryansa gökkuşağın fazlasıdır Aşk


Devamını Oku
Engin Demirci

Sevginin ilmihali...


Ne diyorsun? Dem dem demlenenlerin harikulade hallerine buyurdu Şahım. Her ikimizin de çok iyi bildiği, bizi birleyen bir isim var içimizde dedi Pirim. Tam karşımızda bize göz kırparken şems vakti, konuğumuz hep aşk dedi Meczup. Dokunanların b/izi sık sık bambaşka dünyalara sürüklüyor dedi Mirim. Duyarlı olmak kendi içine ne kadarda şaşkın, zaten yaşatıyorsun sayfalarında dedi Meczup. Anlam kazanan umursamaz dokunuşlarının sıcaklığı şaşkın, sordukça ahengleriniz cevap verebilir size dedi Zahit. Hisseden b/akışında engin olur ve yüreğinizi açık tutarsanız konuşabilirler alev alev çoğaldıkça sizinle içilen dedi Garip Çoban. Gördüğümuz anda teslim oluyor sevmemize, tek tek izlerken yaratıcı dokunuşlarınızla çok hoş vakit geçiriyor özlemler dedi Miskin. Kendıyle hala tanışmamış olanlar, sevgiliye uğramamış hatta, yaşarken sohbet etmiyoruz gerçekle yüzleşmiyorsun dedi Deliler Şeyhi. Hissettirir kokular sarstıkça, biz insanlarla böyleyiz işte dedi Seyyah. İlk kez karşılaşıyoruz, hiç suçumuz yok, onları takdir etmeyen de bizler değiliz dedi Aklı Kıt Adam. Hiç vakit kaybetmeden sana kalanla keyfine bak,küçük dokunuşlarla farklı kapıları açıyorsun teninde dedi Fakir. Onunla ilişki kurdukça nerede olacağınızı çok hem de çok merak ediyoruz dedi İhtiyar Bilge. Herşeyle beraber oldukça, farkına vardıklarının sık sık içinde gezinen yaşam gücün dedi Hırkasız Derviş.


Devamını Oku