Korkunç gelirdi küçükken,
Karanlığın içinde beklemek.
Şimdi en sık yaptığım şey,
Karanlığın içinde düşünmek...
İzmirin soğuğunda,
Otobüsün içinde bir bebek ağlaması,
Bana bakıyor.
Solumda sen,
Bebeğe mi baksam sana mı?
Sana olan aşkımı anlamak istersen;
Bir gece aya ve yıldızlara bak,
Ve uzat ellerini havaya uzatabildiğin kadar.
İstediğin kadar dene,
Kavuşabilecek misin onlara?
Umutlar hep üstümüze yıkıldı,
Hayaller hep siyah poşette.
Ne istediysek olmadı,
Yarım kaldık her nefeste.
Bir hedefim vardı,
Duvarlar üzerime geliyor,
Kasım ayının bir gece yarısı.
Seni kaybetme korkusu,
Sarmış yine her yanımı.
Hani olurda gidersen,
Bir kelebek olsaydım,
kalan bir günümü,
Seni özlemekle geçirirdim.
Bir ağustos böceği olsaydım,
Kalan bir ayımı,
Gülmek varken hayatta,
Neden ağlar ki insan.
Coşup eğlenmek varken bu dünyada,
Neden hep kederlidir insan.
Tabi kimse anlamaz ağlayanın kederlinin halini,
İnsan gündüz vakti herkesin derdini dinlermiş te,
Bir gece sessizliğinde,
Kendi derdine derman bulamazmış,
Yalnız başına çaresiz kalırmış...
Sen, "kendine dikkat et" dediğinden beri,
Başıma bir iş gelmesine izin vermiyorum...
Keşkeler;
Beni yaşayan bir bedenin içindeki,
Ölü bir ruh yaptı.
Dışardan güldüğümü gören herkes,
İçimdeki keşkeleri bilmeden,
Yaşadığımı sandı...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!