Bir zaman yaklaşıyor
Kara bürünmüş dağların en tepesinden
Güneşten hızlı rüzgardan keskin
Bir zaman yaklaşıyor
Kimse anlamıyor
Ölüm el pençe dizili zamanın zincirlerinde
Sana çok fazla maruz kaldım
Anlımdaki soğukluğu siliver güzelim pamuk ellerinle
Heyecanım dinmedi
Dindir beni
Aklımdaki düşüncelere mani ol
Hadi
Silmiyorum gözümün yaşını
Çocuğum daha ben
Beynimin içinde sahte oyunlar
Bir saklambaç dönüyor
Saklıyorlar geçmişimi benden
Çocuğum daha ben
Düşünmek guclestirmez insanı
Dertlendirir ancak
Neyin sesini alır ki insan
Gıcırdayan kapının köhne sesini mi
Neyin kokusunu alır insan
Açık pencerenin rüzgar kokusunu mu
Bir gökyüzü düşündüm
Biraz önce
Kainatın merkezini nuksettim yansıyan deryalara
Bir bulutları düşündüm
Böyle her saniye her dakika
Akıp gitmekte olan mor siyah bulutları
El salla evlat özgürlüğe
İp bağlayalım uçurtmana
Süzülsün semalarda
Yükseldikçe ipini bırak
Kopmasın hayallerin
Sen daha çocuksun
En değerli olan şey nedir
Ölüme yakın yelkovan mi
Bir kafeste tutsak mı
Baba mı anne mi
O çok degerli olan
Vazgeçemedigiz şey ne ki
Enkaz altında bir çocuk bağırıyor
Üstüne dünya yıkılmış sanki ağlıyor
Gökyüzü hiç bu kadar yakın olmamıştı
O gün binlerce kişi onlar için savaşmıştı
Herkes uykudayken kopan bu zelzele
Neyi ertelemis ki doğa
Ölümü ertelesin
Bir vakit çıkar topraktan çiçek
Ertelenmeden
Göç eder kuşlar başka diyarlara
Sürü sürü çığlık çığlığa
Eski bir hikâyeden geliyorum sana
Çok , çok eski bir hikaye
Biraz acı dolu
Biraz tatlı
Az ama öz
Eski bir hikaye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!