Silmiyorum gözümün yaşını
Çocuğum daha ben
Beynimin içinde sahte oyunlar
Bir saklambaç dönüyor
Saklıyorlar geçmişimi benden
Çocuğum daha ben
Düşünmek guclestirmez insanı
Dertlendirir ancak
Neyin sesini alır ki insan
Gıcırdayan kapının köhne sesini mi
Neyin kokusunu alır insan
Açık pencerenin rüzgar kokusunu mu
Bir gökyüzü düşündüm
Biraz önce
Kainatın merkezini nuksettim yansıyan deryalara
Bir bulutları düşündüm
Böyle her saniye her dakika
Akıp gitmekte olan mor siyah bulutları
El salla evlat özgürlüğe
İp bağlayalım uçurtmana
Süzülsün semalarda
Yükseldikçe ipini bırak
Kopmasın hayallerin
Sen daha çocuksun
En değerli olan şey nedir
Ölüme yakın yelkovan mi
Bir kafeste tutsak mı
Baba mı anne mi
O çok degerli olan
Vazgeçemedigiz şey ne ki
Enkaz altında bir çocuk bağırıyor
Üstüne dünya yıkılmış sanki ağlıyor
Gökyüzü hiç bu kadar yakın olmamıştı
O gün binlerce kişi onlar için savaşmıştı
Herkes uykudayken kopan bu zelzele
Neyi ertelemis ki doğa
Ölümü ertelesin
Bir vakit çıkar topraktan çiçek
Ertelenmeden
Göç eder kuşlar başka diyarlara
Sürü sürü çığlık çığlığa
Ellerim titriyor
Ruhumun derinliklerinde kaybolan ızdıraba
Engel olamıyorum
Paramparça hayallerin peşinden giden umutlar
Döngel diyemiyorum
Garip bir düş görüyorum
Zaman geçti
Haftalar , aylar , hatta yıllar geçti
Dışarda yağan yağmur nasıl da pencerenin pervazından içeri girmeye çalışıyor
Nasıl da damla damla dökülüyor camlardan pare pare gözlerimize
Nasıl da gün ışığı tutsak oldu gecenin mahzenine
Hiç sormayın
Yok
Gerçekler diye birşey yok
Hayat var akıp gitmekte olan
Tren garlarına bağlanmış hasretlikler
Kaçıp gitmekte olan bir gökyüzü
Ne var biliyor musunuz gerçek olmayan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!