17 eylül
Başından ne bir adım uzak
Uzaklara da ne bir adım yakın
Hatta ortanın da bir tık fazlası
Hani eylül için hüzün ayı derler sevgilim
Uzaklaşmanın
Herşey muhteşem olmak zorunda değil
Öyle olsaydı çocukken sesi hoş gelmezdi
Ambulansın uzaktan
Öyle olsaydı muhteşem denilen gökyüzünün
Arkasında hayat olurdu
Öyle olsaydı son bulmazdi taze canlar
Yetmiyor mu sevmek güzelim
Ne öyle büktün boynunu
Ne öyle daldın da gidiyorsun uzaklara doğru
Nihavende gömdüğün kırgınlığını
Sabret , bu deli yürek , çıkartabilecektir girdiği yerden elbet
Bazen hasretliğin ağır basıyo
Bazen tatlılığına
Gülüşüne yenik düşüyorum
Vazgeçemiyorum
Hani vazgeçmek mi zor yoksa vazgeçmeye alışmak mı bilmiyorum
Alış diyorlar
Ağlayamamak nedir bilirim de
Ağlamak nedir bilemedim
Aradım
Taradım
Bütün kuşların gözlerinden
Bütün gökyüzünün arkasından
Bir anda geliyorsun bana
Bir anda
Sinir oluyorum
Elim ayağım boşalıyor
Aklım karışıyor
Dengem bozuluyor
Boş geçmeyim
Hazır aklımdayken
Hatta hiç çıkmamışken
Bugün de yazayım dedim
Acaba şu an ne yapıyorsun
Uyuyo musun
Altın kız yazan caddeden geçtim çok kez
Portakal satan amcaya da uğradım bir kaç sefer de
Uçaklar kadar yüksekten, çok yüksekten uçamasam da
Görecek kadar bulutları da gözlerim parlaktır benim
Kale yamacına konmuş güvercinleri de bir kez bile olsun kovmadım gönlümün bahçelerinden
Geçebileceğin her sokağı da gece bildim gökyüzümde
Anlatsana bana gördüğün yerleri
Okuduğun kitapları
İzlediğin filmleri
Gezdiğin sokakları
Anlatsana
Ben de bileyim
Arkadaşlar
Çok görmeyin bana bu yaşadıklarımı
Ben ne biliyim sevdanın tadını
Daha önce tatmadım ki
Sevdalıydım bütün kainata
Da bu başka




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!