Mutlakiyetinle sınırlı rüzgarlarımdan kopan yel
Sen şiir esersin ancak ben bilemem
Yağmurlarda aşk tomurcuğu saçan heybetli sel
Sen kapılırsın ancak ben bilemem
Sen kokla gül bahçelerini ve dahi sen avuçla kalbimi
Kulak sağır olduktan sonra
Dil dökmeye gerek yok
İçinden bi kaç kelime
Geçir koyumun koynundan
Sonrada seslen
Yoruldum Kaptan Batır Gemiyi...
Eylül'ün ölümünün
Yası kalbimde tutulur
Gözlerimin sonbaharın
Yaprak gösterisine kanması gibi
Soran olursa adımı
Bir gece ansızın
Dağdan inmiş bir terörist gibi
İsyan etmişti özlem,dilimde
Sayaç çarkları kırılana kadar...
Ve artık her çiçekçi
Aklını oynatmış bu akşamlar
Durup Durup
Olmayan şeyleri hatırlatıyorlar...
Hiç ummadığın bir anda
Hiç beklemediğin bir gün
Ne güzel gülüşü var buselerinin
Değince gamzelerime güller açar
Kıramam kalbini
Bu can teslim sana
Geçersen bir gün sokağımdan
İnsan içinden geldiği gibi yaşamalı hayatta
İçinden geldiği duyguları yansıtmalı
Sevmek,Mutlu olmak ve gülmek
Tabiki de değil
İçinden geldiği gibi korkmalı ve ağlamalı...
Lavanta Kokulu Gemiler/22 Mart 2015
Gönülden çaldım dert mızıkamı dün gece
Fareler alırken karnımdaki esrarı
Yürekten soruldu aşk bilmecem
Bulamazken hüznümün miktarı
Kar olur dağın eteğindeki taşlardan
Ey benim kalbimdeki hançerim
Beyaz gömleğimin üstündeki al cennet
Ufuk gözlerinin cizgisinde konaklıyorum
Duy! Nerdesin?
Üzüntüm; bir müneccimin
Dar ağacının darlığından şikayet eden
O temiz yüzlü insanlar
Ruhunu özgürlestireli çok oldu
Çok oldu kayıp giden baharın bizi terkedişi
Ömür bile geldi de geçiyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!