Bir güneş doğuyor yurduma
Çocuklar uykulu halde yollarda
Horozların sesiyle uğurlanıyor okula
Kuşlar da eşlik ediyor bu yolculuğa
Sabah kömür kokusu buram buram,
Sen gideli bir hafta oldu,
Hala aklım,kalbim sende tutuklu.
Ne zaman göreceğim o güzel ruhu?
Daha ilk haftadan özledim.
Geriye kaldı kırk yedi hafta,
Düğündeki insanların görünüşü gibi
sahteydi yaşamak.
Çıkmayacağını bile bile
alınan yılbaşı bileti
Hangi gün öleceğini bilmeyerek,
Heyecanla yaşamak
Yakılan ekinlerin kokusu ile
Ellerimle sardığım tekel tütününün
Kokusu iç içe geçerken
Terk ettin beni
Burnumdaki kokuları
Ayrıştırmakta zorlansam da
Yağmurun habercisi bulutlar
İnsanın içini karartır böyle havalar.
Toprak kokusu her tarafı sarar
Herkes bu kokudan bahtiyar
Temizlenir kirli bedenler yağmurda
Sen aklıma düşünce
Gözyaşlarım ağzıma giriyor
Duygularım en önden saf tutuyorlar
Gıyabi cenaze namazıma
Kemiklerimi hissediyorum gövdemde
Göğüs kafesimin ayrımları batıyor
Yıl 29 Ekim 1923
Herkes anlamıştı Türkü yıkmak güç
Bağımsızlığımızı sağlamıştı Atam
Cumhuriyetin temelleri atılmıştı tastamam
Doksan üç yıldır dimdik ayakta
Çinlilerin ürettiği
Bir mal gibiyim
Sağım solum belli değil
Sevdiğim birkaç
Allah’ın kulu
Tavaf ederim kulaklarında
Çok karisik dusuncelerim
Yok satìyor hissettiklerim
Seni her yerde arar gòzlerim
Bir tek seni ister bu kalbim
Sevmek hiçte gùzel deģ il
Bir ceviz ağacı olsam
Köyümün meydanında
Dokunsalar dallarıma
Ne de çok ihtiyacım var
Dokunulmaya
İnsan her şeyini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!