Nazım sana
Sızım,duam,arzum sana
Özlemim tüm umutlarım sana
Seninle dolu her hücrem
Seni işlerim her an'ıma
Seninle doyarım mutluluğa
Ölüm
Sonsuz neferlerin sancısı
Azrail'in aşığa attığı kancası
O kadar çabuk geçiyor ki zaman
Belki de ansızın kapıyı çalar o nam
Karamsarlığın içinde derinlere daldıkça dalıyorum
Hayal gemisinde mavi denizlere açılmış ümit gibi
Bir nefeslik an mı ikilemden kurtulmak sence
Aşığım sana,duy sesimi sevgili
Takıldım kaldım an'ına
Ne olur ayırma sevgili
Günlerdir susadığı sevgiliye kavuştuğu an
Bir yıldız daha doğmuştu gökyüzünde
Bir yürek daha adanmıştı yar'ine
Amacı o yüreği sonsuza dek taşıya bilmekti
Gönlümde yeni ufuklar açılmıştı
Bir bunalımdan sonra
Her şey umutsuzca
Bir o yürek korkusuzca
O yürek ki
Kurak illerde coşkusuyla
İbnul heyyeban misali
Nedendir bilinmez gezer durur
Bilir misin Ey sevgili
Sensiz harap olan şu benliğimizi
İnan ki nefes aldığını zanneden bizler
Taktığımız esaret kelepçesine vurgunuz
Yaşamak nedir unuttuk Ya Rasulallah
Emanetine ihanet ettik
Ah ölüm
Nicedir seni beklerim
Yıllardır sana kavuşmaktır emelim
Susadım sana ey ölüm
Hasretin gönlüme düştü düşeli
Sana açıldı kalp evim bu kez de
Her saniye o acının sessizliği
Sabahın soğuk teni vuruyor tenime
Ben bile anlayamıyorum kendimi benliğimi düşüncelerimi
Kim anlar ki beni
Nasıl anlar
Baharın son mevsiminde
Bir kış günü
Pencereden dışarı süzülüyorum
Etrafım ıssız çıt bile yok
Henüz kuşlar yuvasında
Sadece arada esrarengiz güzelliği bozan tren uğultuları
Arnika dalında güzeldir
Eşsiz sessiz cazibesiyle
Steinbrech, saf ve temiz çocukları andırır
Kendine özendiren neşesiyle
Bir de Berghausmu,Açık ve net kabuğunda direnişi ve inadı anlatır
Hafif eğik oluşu ise




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!