Seninle konuşmak...
Ne kadar kolay bilmiyorum; seni anlatmak
Sessiz çığlıklar sarıyor etrafımı
Bitmek bilmeyen karmaşalar bozuyor dinginliğimi
Her andığımda seni;
Bırakmıyor çirkinliğiyle hayatın kendisi..
Bağcılarda
Sakoya çay bahçesindeyim
Sessizlik ve sadece yine ben
Gördüğüm aynalarda hep sen
Firar mı bu
Yare bir adım daha yakın
Herşey olağan devam ededursun
Biri gelsin düzeni yıkmaya
Kahroluşuyla dönüversin..
Aşk sabredebilmekse Sabrın tahammüle dönüşmesin diye
Her defasında yeniden başlamak
Ve
Ağlamak
Sebebi yok
Bir inzivanın başlangıcı
Bir sevdanın adı
Ağlamak için ağlamak
Tüm zevk ve sefaya set çekmek
Anlamlı değil,
Değerli göremiyorum hiçbir şeyi
Bizi yaşatan ayakta tutan
Özgür kılan sevgimizden başka
çaresizlik değil aradığım yanıt
öteden de öteye bir sen var içimde
tahammülü sabra dönüştüren..
buzulların içinde yaşayan alevin
güneşin altında eriyen takâtin
Senden başka anlayacak
İşitecek yok beni
Gönlümün açlığını susuzluğunu
İhanetlerle gidermemi isteme benden
Biliyorum
Sana kavuşmadan dinmeyecek ızdırabım
Divane idim, aşkı buldum bil-karar
Gören hala divane sanar
Bu mecnun gönül sancıdan başka ne arar
Sanarmısın ki sevgisiz bunca sancıya kanar!
Onsuz bu mekanda durgun idim
Aşkımla yetinmesini bildim
Yine bir gecenin buhranındayım,
Dokunmayın yalnızlığıma…
Belki de acılarımın tek ilacıdır.
Sahibsizliğime aldanmayasın sakın!
Olur ya..donuk ve solgun bedenim,
Hiç değilse bir kez olsun
Anlamak isterdim kendimi
Soru ve sorunların arasında
Boğulmuş kalmış gibi
Bi çare aciz bekler olmuşum kadrini
Zelzeleler esen buhranım da




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!