her bakışta seni bulmak
her kelimede sana daha yakın olmak
sustuğunda senle durulmak
konuştuğunda sevinçten gözbebeğinin parlaması
ey sadakat
dans eder ruhum daim seninle
Sevdiğinle değil seni sevenle ol dediler
İnanmamıştım delicesine severken
Meğer ne kadar haklılarmış,
İnsan gerçekten çok sevdiğinde,
Her şeyden fazla değer verdiğinde
Göremiyormuş sevilmediğini
Bazı insanlar kuru bir ağaç misali
Ne yeşil ne kuru bir yaprak
Ne bir meyve veriyor doyacak
Ne bir gölgesi var
Dinlenmek için yaslanacak
İşe yaramaz kuru bir ağaç
Nefret ediyorum senden
Seninle olan her şeyden
Aldığım nefesten
Mutlu olacağım da dediğim hevesten
Sana inancımdan
Hatta kendim den!
Nietzsche’nin Gözleriyle
Bir çığlık atar içimde, “Beni kendin yarat!”
Güçle yoğrulmuş benliğim, kaderine inat.
“Tanrılar ölü,” der yankılar göğün altında,
Ve yalnızlık dans eder ruhumun karanlığında.
Öl emi..!
Öl de kurtarayım kalbim senden
Dünya ve içindekilerin kahrından bile zormuş senin çilen..
Ölü bir ruh can vermez ki
En ufak şeyle mutlu olan ben,
Artık hiç bir şeyle mutlu değilim!
Belki de hiç bir şeyim olmadığımdandır...
Zifiri karanlık
Bir boşluktayım
Ne durabiliyor ne kaçabiliyor ne de kurtulabiliyorum
Hani çaresiz dert yoktu?
Oysa ben,yokluğa mahkumum...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!