Efsane Selim Şiiri - Ahmet Ihsan Arac

Ahmet Ihsan Arac
430

ŞİİR


23

TAKİPÇİ

Efsane Selim

Gökleri emziren bir şafak sancısıydı Selim,
Aslanın yelesinde düğümlenmiş bir iklim.
Sekiz kışlık bir ömrü asırlara uladı,
Cihanın çehresini kanıyla mühürledi.

Demir bir pençe gibi kavradı coğrafyayı,
Toprağın nabzı saydı, kurduğu her rüyayı.
Hazine odaları gırtlağına dek altın,
Mülkü bir devdi artık, gölgesi şanlı, çetin.

Güneş mızrak ucunda, Sina tozlu bir derya,
Padişah piyadedir, sahrada bir evliya.
Önde yürüyen Nur’un izine basar ayak,
Gökten inmiş bir sofra, çölde açılan bayrak.

Şahmeran bakışları delip geçer mermeri,
Ondadır bu mülkün en celalli haberi.
Bakışında bin aslan sessizliğe bürünür,
Heybetiyle karanlık, nura dönüp görünür.

Âlimin atından sıçrayan o kutlu çamur,
Sultanın kaftanında sanki ilahi bir nur.
"Ölünce örtün beni bu şerefle" buyurdu,
Tacın kibrini orda, tevazuyla savurdu.

Kalbi ince bir ney’di, mahlasıydı "Selimî",
Kelâmın nakışıyla dokurdu her ilimi.
Kılıcı kesse dahi, kalemi gül kokardı,
Mısralarından aşkın o derin nehri aktı.

Bir köle yandı bitti, adı gizli bir nardı,
Sultanın heybetinden dili lal olmuş vardı.
"Sevenin derdi büyük" dedi, sustu koca han,
Bir hükümdar değil de, bir can oldu o an.

Sekiz yılda devşirdi koca bir bin seneyi,
Baştan sona donattı bu muhteşem haneyi.
İlimden, adaletten örülmüş bir hisardır,
Yavuz’un her adımı tarihe bir vakardır.

Gözleri bir kartalın en keskin bakışıdır,
Kudreti, fırtınanın dağları yıkışıdır.
Lakin Hakk’ın önünde, rüzgârda bir yapraktır,
En büyük zaferi de, bir avuç ak topraktır.

Ahmet Ihsan Arac
Kayıt Tarihi : 6.05.2026 22:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!