Gözün aydın
Yandı bu şehir
Öldü bu şair
Kazıldı bir mezar
Yeşerdi bir şiir.
Morun ihaneti. Ayın, aşkı yüzüstü bırakması. Sancılı bir ağrı. Acı bir sitem. Zehir zemberek sözler. Zifiri bir hatıra.
...
...
Heves kursağımızda kaldı. Bana kör bıçaklar. İlaçsız bir reçete. Kaybetmenin korkusu. Yanılma payı. Sığ sular. Talan edilmiş bir bahçe. Issız kentler. Umutsuzluk kervanı. Susuz bulutlar. İhanet ve gözyaşları. Şiir yarım kaldı. Sonsuz bir boşluk. Cevapsız sorular. Şiirin arafında. Faili meçhul. Acının eşiğine bırakıldık. Acıyı bal eyledik sonunda. Sonunda durdum. Duruldum. Sonunda öl/üm.
Bir gün geleceksin.
Biliyorum.
Saracaksın kanayan yerlerimi.
Korkmadan soyunacağım bu aşka.
Aynı duyguların enkazı altında kalmaya razıyım.
Seninle mutluluğa gebe,
Nar ağacının çığlığı
Kan kırmızısı
Dalında ayrılık
Yaprağında yalnızlık
Saklı imiş.
Sonsuz bir rahmet. Sonsuz bir inanç. Sonsuz bir aşk. Sonsuz mavilik. Uçurum çiçeği. Gökkuşağı. Ay ve güneş. Yalnız ömrüme eş. Ağaç, çiçek, gökyüzü. Nar çiçekleri.
...
...
Yüzün
Ben sende tümüm.
Güzelliğini kıskanır bütün kelimeler
Bu dil yalnız senin adını heceler
Sayıklıyor korkularım kurşun gibi geceler
Ne fayda ne fayda sevmişim seni
Yoktur eşin ilmek ilmek işlemişim
Neyse diye bir kelime var hayatımızda
Neyse
Neyse her ne ise
Nereye koysan yakışan
Üstümüze yapışan
O geceye kurşun gibi bir cümle bıraktın.
Altında senin imzan
Ve şair
Ve insan
O havalı abiler...
Gözyaşlarım geceyi yırtarak,
Zamanı, en derin uykusundan uyandırıyordu.
Ölüme davetiye çıkarıyordu duygularım,
Ve bitmeyen siyatik ağrılarım...
Küstüm.
Bir çocuk gibi küstüm.
Şu sıralar...
Biraz sana,
Çokça bana,
Hiç olmayacak olan bize.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!