Şarkılara ihanet ettin. Şehirlere ihanet ettin. Şiirlere ihanet ettin. Çiçeklere ihanet ettin. Güneşe ve aya ihanet ettin. Geceye ve gündüze ihanet ettin. Çaya, kahveye, çikolataya ihanet ettin. Maviye ihanet ettin. Dolunaya ihanet ettin. Kalbe ihanet ettin. Söze ihanet ettin. Senin adın ihanet olsun.
...
...
Lanet olsun. Lanet olsun. Lanet olsun...
Bakma sana şiirler yazdığıma
Şair falan değilim
Olamam da zaten
Anlatamaz hiçbir şiir
Geri de getiremez seni
Biliyorum
insan yarımdır
insan eksik
insan yeryüzüne tamamlanmak için gelir.
şiir onu anlar
ve
şiir onu tamamlar.
Bir sonbahar yağmuru
Islak bir ayrılık üzerimde
Gözlerim buğulu
Herkeste bir telaş
Gecenin bu ışıklı hali
Alışkın değil tabi bu kent
İstanbul'a bak sevdayı bana soruyor.
Yalnızlığa mahkum sanki
Kendini acılara sarıyor.
Boğazın o serin sularına
Tüm geçmişini bırakıyor.
Hıçkıra hıçkıra ağlayan çocuk,
Kadim bir sevda bu
Adem'den bu yana
Sen topraksın bende tohum
Sana ihtiyacım var benim
Al beni içine
Patlayıp çiçek vereceğim
Şiirler dökülüyor dudaklarından
Bir yerlerde fısıldıyor aşk
Tüm ihtişamıyla
Mavilik bir anlam kazanmış
Kırlangıçlar yuvaya dönmüş
Bütün çocuklar mutlu
Kardeşçe başlamak isterdim bu şiire
Nafile
Kalleşçe birinden bahsedeceğim size.
Kalleş
Ve leş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!