Üstüm başım şiir kokuyor bu aralar.
Eğer gelecek olursan çok kalabalık ve dağınık yakalanacağım.
Seninle,
Şiirce dilini öğrenmek,
Şiirce konuşmak istiyorum.
Şehirleşmek değil şiirleşmek istiyorum.
Sökerek azı dişini şiirin
Canına okudum şairin
Yüz kızartıcı suç sayıldı bu aşk
Öyle kaydolundu evraklara
Bu kentte durulmaz artık
Şiir, mutsuzların işi.
"İnsana olan inancını yitirme". Çığ gibi bir ümitsizlik. Beklemeyiş. Sonsuz bir susuş. Akmayan sular. Sızlayan bir dağ. Kekre bir ömür. Dipsiz acılar. Acı olan ne varsa bana. Acı bana!
...
...
Şiirin fermanı. Şairin katli. Sonsuz ıssızlık. Yalnızlığın uğuldaması. Nöbetler. Bana sahte yüzler. Ertelenmiş bir ölüm. Kavuşamayış. Çığ ve uçurumlar. Büyük bir baş dönmesi. İkilemler. Belirsizlikler. Narkozsuz ameliyat. Büyük son. Kıyamet.
Ne ay ne de güneş,
Şairin tek bir gerçeği var.
'Şiir tutulması...'
Şiirin tarafını tutanlar, şiire tutulanlar...
Edip Demirtaş
Benden bir şiir değilde
Bir şehir iste
Yakayım...
Edip Demirtaş
Seni bana getirmeyen sokakları,
Adımlarından habersiz olan şu kaldırımları,
Seninle yan yana oturamadığımız bankı,
Sen söyle!
Ne yapmalı?
Ateşe mi atmalı?
Şu an sensiz ve sessiz bu sokaklar,
Yaşanmayan onca hatırayı saklar.
Edip Demirtaş
İçimde hüzünden bir tabut
Dışarda cennetin şarkıları
Kavuşmanın notaları
Çalıyor
Edip Demirtaş
Şairle şiir arasına
Taş koydun
Taş doğurdu şiirlerim artık
Taşı doyurdu şiirlerim
Taşı yordum
Taşıyordum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!