şiir denilince biraz düşünmek gerekir.
ama düşünmek zahmetlidir.
hüküm vermek daha kolay.
o yüzden memlekette şairden çok hakim yetişiyor.
üç satır kitap karıştırıp,
iki alkış duyunca,
kendini edebiyatın padişahı sanan bir güruh türedi.
oturmuşlar grup köşelerine.
ellerinde cetvel.
ruhu ölçüyorlar.
ellerinde mühür.
duygulara vize veriyorlar.
ellerinde kibir.
kendilerini şiirden büyük görüyorlar.
bakıyorum da bazıları, sanki yahya kemal
mezardan kalkıp yetki vermiş.
sanki orhan veli vasiyet bırakmış.
sanki bütün kelimeler bunların nüfusuna kayıtlı.
bu şiiri yayınlayamayız.
iyi de kardeşim,
şiiri mi yayınlamıyorsun,
yoksa kendini mi kurtarıyorsun?
çünkü bazı dizeler vardır,
adamın içindeki boşluğu yüzüne vurur.
herkes şiir okuyamaz.
bazıları sadece harf sayar.
şiirin nabzını tutamaz,
ama noktalama işareti avcılığı yapar.
duyguya kördür,
imlaya aşıktır.
kalbe sağırdır,
kurala secde eder.
ve sonra çıkar.
şiir tekniği zayıf.
ulan senin tekniğin güçlü olsa ne olacak?
ruhun açlıktan ölmüş.
kelimenin kemiğini biliyorsun,
etine hiç dokunmamışsın.
şiiri ameliyat masasına yatırıp ölüsünü inceleyen doktor gibisiniz.
şiirden anladığınız bu kadar.
çünkü siz, şiirin yaşamasından değil,
sizin onayınızla yaşamasından hoşlanıyorsunuz.
mesele şiir değil.
mesele iktidar.
üç beş kişinin alkışladığı sanal köşelerde kendinize taht kurmuşsunuz.
sonra da gelen geçene hüküm dağıtıyorsunuz.
kim şair?
siz karar veriyorsunuz.
kim kötü?
siz karar veriyorsunuz.
kim yayınlanır?
siz karar veriyorsunuz.
sanki edebiyat değil,
nüfus müdürlüğü.
sanki şiir değil,
ruhsat başvurusu.
ey kelime zabıtaları.
sizden önce de şiir vardı.
sizden sonra da olacak.
siz bir grup yönettiniz diye gökyüzünün sahibi olmadınız.
bir şiiri reddetmekle o şiiri öldürdüğünüzü sanıyorsunuz.
oysa şiir, sizden izin almaz.
şiir, duvarları yıkıp geçer.
çünkü gerçek şiir,
editör masasından değil,
insanın yarasından doğar.
ve yaranın üniversitesi yoktur.
sertifikası yoktur.
kurulu yoktur.
onay makamı yoktur.
ben nice şiir gördüm.
sizin burun kıvırdığınız.
ama insanlar ezberledi.
ben nice şiir gördüm.
siz yere attınız.
ama yıllar sonra dillerde dolaştı.
çünkü halkın kalbi,
sizin toplantı tutanaklarınızdan büyüktür.
ve şunu bilin.
şiir tarihine şairler yazılır.
kapı bekçileri değil.
yarın kimse sizin adınızı hatırlamayacak.
ama küçümsediğiniz bir mısra,
bir insanın hayatına tutunacak.
işte bütün korkunuz da bu.
çünkü şiirin asıl sahibi siz değilsiniz.
siz sadece kapıda duran görevlinin birisiniz.
kendinizi saray sanıyorsunuz.
oysa şiir çoktan arka bahçeden çıkıp gitmiş.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 25.06.2026 11:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!