Kapı kapandığında başlar o büyük yanılgı,
"Kaybettik" deriz, eksildiğimizi sanırız.
Oysa bazen bir vedadır en büyük özgürlük;
Gidenler, aslında kurtulduklarımızdır,
Haberimiz yokken hafiflediğimiz yüklerimiz...
Bekleme gideni.
Zamanın kumaşını, gelmeyecek olanın yoluna serme.
Her geri dönüş, taze bir umut değil,
Eski bir yenilginin yeniden yaşanmasıdır.
Çünkü kapını çalan o kişi,
Senin kalbinde sakladığın o hatıra değildir artık.
Gelen, özlediğin "o" değil;
Sadece yolunu kaybetmiş,
Kendi karanlığında boğulmuş bir pişmanlıktır.
Ve bil ki...
Pişmanlık, rüzgarın yön değiştirmesi gibidir;
Geçicidir.
Bugün kapına sığınan o mahzun yüz,
Yarın yine kendi yolunun yolcusu olur.
Zira gidenin ayak izleri,
Senin kapının eşiğinde değil, kendi uçurumunda birikir.
Sana dönüşü, bir varış noktası değil;
Sığınacak liman kalmadığında uydurduğu bir masaldır.
Yalanı kendinden büyük,
Yorgunluğu sevgisinden ağırdır.
Sakın sorma "Neden?" diye,
Cevaplar seni iyileştirmez, sadece zehirli bir sarmaşık gibi dolar ruhuna.
Çünkü gerçek sükunet,
Gidenin boşluğunda değil,
O boşluğu kendi kahkahalarınla doldurduğunda gelir.
Bırak kapının kolu paslansın o kirli dokunuşa,
Gönül kapın ise ardına kadar açık kalsın yeni gelen mevsime.
Sen bir kurban değil,
Kendi masalının en dirençli kahramanısın.
O gelip geçenler ise,
Sadece o masalın tozlu satır araları...
Sen en iyisi kendi bahçeni çapala,
Kendi gökyüzüne bak...
Bırak giden, gittiği yerde kalsın;
Sen, kendinde kalmaya bak.
Unutma ki;
Küllerinden doğan anka kuşu,
Asla eski kafesine geri dönmez.
Sen şimdi kanatlarını kendi göğüne aç;
Bırak gölge geride,
Güneş ise tam karşıda dursun.
Kayıt Tarihi : 29.04.2026 01:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!