İki yıldız, kardeş yıldız, kankardeş yıldız
Kaydılar güneşin olmadığı vakitte
Belirdiler en son aydınlık geçitte
Ve gittiler sessizce,ne yazıyorsa ahitte
İki Candaş, iki cansızdaş, arkadaş
Yine denize ağladım
Denizden dalgalara ağladım
Akşam kızıllığına yas bağladım
Hüngür hüngür...
Yine maviye kaldım
Bu şehirde herkes kırgındı şiire
Küs, dargındı şaire
Sözcükler şehrin parke taşlarına
Sıkışıp soluksuz kalıyordu
Sadece yoksul caddelerde cümleler
Yoksun,nerelerdesin,kımlerlesın?
Bılmıyorum ama; sen hep benim özlemlerimdesin.
Ama eskısı kadar parlak gözükmüyor
Deniz dağların ardından.
Eskısı kadar derin bakmıyor gözlerin,
Yüreğim kadar içten değil yüreğin,
Sana göre
Yoksa bir gökyüzü yok
Yoksa yıldızlar ve ay yok
Yoksa bir sen yoksun
Yoksa bir şey yok
Günlerden bir gün olmuş
Gökyüzünde yıldızlar başka parlak,
Ay yüzüme gülümsüyor,
Mevsimlerden ilk bahar,
Mutluluğum filizleniyor,
Yokluğumda varoluyorum.
Ya Rasül,susuzum
Her mümin gibi sana kavuşmak,
Ravzana dokunmak,
En büyük arzum.
Allah'ın rahmetinden nasip almak,
Yine gün doğmaya çalışıyor
Parçalanan bulutlar arasından
Damla damla hayatın üzerine
Sıkışmış hayatlar nefes almaya çalışıyor.
Güneş vicdan azabı çekiyor
Ketum sözler hediye ettim kendime
Öyle ki laf dinletemez oldum sır bendine
Suskun mahkum sofrasına hediyeydi sözler
Bir yalnız aşığın ahlı bakışıyla solgun yaş(s)lı gözler
Şimdi ümitsizliğin son katından
Seni dinliyorum usul usul
Şehir efsanesi muştular geliyor uzak uzak
Kalabalık olup karışıyorsun insanlara
Kalabalıklaşıp karışıyorsun havaya, toprağa, suya
Kalabalıklara karışıyor içimdeki yağmur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!