Işıklı şehirlerin göklerinden
Yıldızları çalmışlar
Gökte yıldız ararken beni de
Hırsızım diye içeri almışlar
Düş kurmayı bilmeyeni
Ümit taciri yapmışlar
Hayata, nefese bir vardı hep zaten
Hayatında,nefesinde, nefsinde biri vardı
Daima terleyince insan kokardı
İnsan son zelzelede en çok kendinden korkardı
Yarına bir vardı son şahadet sözünde
Hevesler yüksek yüksek vadiler gibi
Ayrıldığında açar içimde dikenli kadife kırmızı
Cemre cemre düşersin içime bahar bahar
Enginlerimde açar renk renk gökkuşağı çiçeklerin
Rıhtımında bekleyen son yolcusuyumdur aşkın.
Özgürlüğün martı kanatları vardı
Sürekli maviliğine, özgürlüğe kanat çırpardı
Korkaklar hemen sevgiden kaçardı
Kıskançlıktan olsa gerek
Hep göğe kaşlarını çatıp da bakardı
Hey gidi sevgi bağı, kördüğüm
Hey gidi ateş ocağı, kor düğüm
Yıllar, yüzümüze fırça binbir renk tonunu çaldı
Senin ay yüzünü benim de saf sevgimi aldı
Kır! şimdi zamanın celladının hüküm veren kalemini
Kır! kır da zamansız başlasın tüm aşklar
Vakitsiz olsun artık sabahlar, sonlanmasın hatıralar.
Kalbe dökülmüş hatıralar yine
Cüzzamlı düşüncelerden
Gökyüzü kazıyorum derdi
Gökyüzüne kazıyorum
Göklere gökçe dikmek için
Göğe göklerce gökçe dikmek için
İçin için göğe gökçe dikmek için
Şimdi senden bir gökyüzü çiziyorum
Gökten bir sen çizemesem de
Senden bir gökçe boyuyorum
Sana benzetemesem de
Gökkuşağı renklerin süzülüyor cadde, sokaklara
Doğmamış güneşe ağıtlar yakıyoruz her gün
Bitmeyen günün ilacını sürünmek için
Ve doğacak gece ay ikimiz için inanıyorum bir gün
Solacak içimizin rengi gümüş renkli saatlerde.
Bitmemiş aşklar doğranıyor tüm yemeklere
Ezel tarlasına Kalu Bela'da ekilmişiz
Biraz sen en çok da ben
Kader harmanında çekilmişiz...
Tohumlar aşinaymış birbirine ezelden
Yeşermek için yarışırmışız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!