Ne kapı tutar ne baca, dağ olsa erir karşımda.
Solmaz, tükenmez benliğim, niceleriyle cevr-i bî-fenerâ
Tutma, kalmadı içimde tek bir yer sana, eyleme lütf-ı bî-hemtâ
Desem bile... muhtacım aşk-ı bî-intihâ
Gücüm yeter sensizliğe, boynumu bükemez derd-i aşk-ı bî-çâre.
Ben çoktan alışkınım, bana her yer girdâb-ı belâ.
Ne kuyudan korkarım, ne bataklıktan, ver içeyim piyâle-i pür-hande-i gam-hâne.
Desem bile... korkarım, kaybedemem, gül-i sad-pâre.
Viraneyse de yolun sonu, geri dönemem, yakışmaz bana istifâ-yı aşk-ı bî-nihâye.
Yıkılsam da vazgeçmem, koşarım akıbet-i meçhûle.
İçimde hapsolmuş, çıkmak için çabalar ruhum, câm-ı ecel-i yegâne
Desem bile... aldanırım, ric’at-i nâ-çâre...
Kelam çıktıysa dilden, esiri olurum da tükürmem ahd-i bî-vefâ.
Kan dökse de yüreğim, dağlarım, akıtmam sana sırr-ı hûn-ı bî-vebâl.
Ölüm mü ? Demirden hallice, yıkılmaz bir cesedim, cevaz-ı mevt-i şâhâne.
Desem bile... teslim oldum sana, rûy-ı Defne-i zîbâ.
Kayıt Tarihi : 30.04.2026 23:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!