aynı anda
hem geçmişindeki kendin olmak
hem burada..
sakalından bir kırçıl damladı,
sorular çenesinden, rahat durmazdı
yine saati sorardı burada olsaydı çizgileri,
ah, sana yazabilsem..
sabah saati, kapıdan çıkıyorsun
dudağından bana uzattığın bir gülümseme.
kapının aralığında eteğini dalgalandıran esinti
çıldırmış bir ressam
saçlarındaki rengi işliyor
ince ince
bir yağmur kokusu gibi
seni içmesi gibi ellerimin
yaşaması gibi
kısa bir zaman sonra..
kanatlarımı isteyen aynı gözler..
çocuksun, bilmiyorsun.
uzak bir yerden hissetmiştim sesini..
gelmiş miydim? ..
o zaman da böyle miydi,
çok güzel bir söz vardı dilinde
uzandı ağzıma bulaştırdı sonra
ağzımın kenarından sızan bir öpücük oldu
gövdeme yayıldı
amansız değiştirdi beni ve duygularımı
sonra bir kapının ardında gibi durdu
ne yapacağım ben…
bir esinti gibi
vücudunu okşayarak uzaklaştı
gülümsemen
çok hırçındın, çok çıplak
ne yapayım
sen öyle söylemiştin
yani sevdiğini
kumulun bir çamur gibi
ayaklarını ellemesini
hem de göğüslerini okşar gibi
çekmece çok ani açıldı
ve çarptı kendi gıcırtısıyla
acıyla doğruldun, dizindesin
dirseğin masada..
tortulu bir çay bardağı
(Bir Dianisos gecesi. Parantezlerde kalabalığı susturan duraklamalar yapıyorsun. Parantezi bitirdiğinde vücudun ve ses vurguların harekete geçiyor ve yine parantez. Duraklamayı hissetmek ustalık ister. Ustasın. Bu senin için yazıldı.)
'bunun böyle olması gerekmiyor mu! ..'
('bir şey', anlatan duraksar..) -bir içses- sordun..sırtın duvara dayanmış.. iskemlen yan duruyor, farkettim.. kolun yanına yaslanmış.. arkanda, kopyalanmış dışavurumcu bir resim, hafif eğrilmiş üstünde yeni boyanmış duvarın..bir soru yok burada..
sayfanın altına bir dip not... sen yazmışsın, ben okuyorum..
yorgunum.. anılarım sırasını beklemiyor.. yataktayım, ateşli bir hastalık.. ateş her yerimde.. sen ağlıyorsun.. yanıbaşımda..başın omuzuma düşmüş.. omuzum terlemiş.. hadi öp ve git.. uyku beni alsın.. öp ve git.. karların arasına sokulayım.. yumuşaklık çığ olsun.. karanlığı sevsin gözbebeklerim.. kuytuya büzülmüş bir çocuk gibi ağlasın... sessiz.. hıçkırığının sesinden sakınıp.. öp ve git.. dudakların karanlık olsun..sayıklama bir çığlık.. gidişin bilinmesin..yorgunum...
sayfanın altında bir dip not..
ben yazmışım..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!